Örnek Cümleler
Evet, yapabilir...
"Yes, you can clear cut ..."
Çoğu durumunda kanun yorumlamak nettir ve oy birliğiyle gerçekleşir.
In most cases, interpreting the law is relatively clear-cut and the justices decide unanimously.
Küme çeşitleri arasındaki ayrım her zaman kesin sınırlarla ayrılamaz.
The distinction between data categories is not always clear cut.
Son 50 yıldır ormanları tıraşlama kesermişiz gibi denizlerde balık avlıyoruz.
For the past 50 years, we've been fishing the seas like we clear-cut forests.
Osmanlılar ve Bizanslılar arasındaki ilişki her zaman bu derece kesin çizgilerle sınırlı değildi.
The relationship between the Ottomans and Byzantines was not always clear-cut.