bullying

/ˈbʊl.i.ɪŋ/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"bullying" kelimesinin Türkçesi: kabadayılık, baskı altına alma, baskı yapma. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkabadayılık
Genelbaskı altına alma
Genelbaskı yapma
Tanım
•noisily domineering; tending to browbeat others
•the act of intimidating a weaker person to make them do something
Diğer Dillerde
Fransızcaharcèlement
İspanyolcaacoso, buleo, búliin, bullying, bullying m búliin, hostigamiento
İtalyancabullismo
Rusçaбу́ллинг, дедовщи́на, задира́ние, запу́гивание, издева́тельства, тра́вля
Arapçaإِرْهَاب, تَنَمُّر
Azericezorbalıq
Yunancaνταηλίκι
Korece괴롭힘, 이지메, 핍박
İsveççemobbning
Lehçeznęcanie się
Ukraynacaбу́лінг, знуща́ння, цькува́ння
Dancamobning
Bulgarcaпоти́скане, тормо́з
Slovakçašikanovanie
Slovenceustrahovanje
Litvancapatyčios
Letoncaņirgāšanās
İrlandacabulaíocht
İzlandacaeinelti
Arnavutçabullizëm
Etimoloji
See the etymology of the corresponding lemma form.
Kelime Ailesi
antibullying
bullyingly
counterbullying
cyberbullying
e-bullying
nonbullying
prebullying
unbullying
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Kabadayılığı bırak.
Stop bullying.
Bana dayılanmayı kes!
Stop bullying me!
Bana sataşmayı bırak!
Stop bullying me!
Zorbalığından vazgeç.
Quit your bullying!
Ona zorbalık yapmayı kes.
Stop bullying him.
Zorbalık bir hastalıktır.
Bullying is a disease.
Zorbalığa katlanılmayacak.
Bullying won't be tolerated.
Sami, Leyla'ya sataşıyordu.
Sami has been bullying Layla.
Sataşma ciddi bir sorundur.
Bullying is a serious problem.
Zorbalık ciddi bir sorundur.
Bullying is a serious problem.
Sami, Leyla'ya dayılanıyordu.
Sami was bullying Layla.
Dayılanma ciddi bir sorundur.
Bullying is a serious problem.