break away
EN → TR
Tanım
•flee; take to one's heels; cut and run
Diğer Dillerde
Japonca脱却する
Esperantoforrompiĝi
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Acil kaçış!
Emergency break away!
Bazen, birisi kaçıp gidiyor.
Occasionally, one break away.
İskoçya, İngiltere'den kopmak istiyor.
Scotland wants to break away from England.
Örneğin Alman roket koleksiyonundan kurtulmak zordur.
It is hard to break away from the collection of German rockets, for example.
Ona asi diyorlar, kaçak ve bu kaçak Buda diye anılıyor.
They call a rebel, break away, and this rebel is called a Buddha.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.
It took time for life to break away from water, and it still beckons all the time.
Sonra daha az yaklaşamaya başlayıp, böyle bir eğri halini alacak.
So it's gonna get less close from the y axis, slowly break away and then curve out like this.
Ebeveynlerin ve çocukların cinsiyet ikiliğinden kopmalarını sağlar."[2]
It allows parents and children to break away from gender binary."[42]
Ve nihayetinde bunlar kopup vücudun farklı kısımlarına sızmaya başlıyor.
And eventually they might even break away and start infiltrating other parts of the body.
Kısır döngüleri ve az gelişmişlik tuzaklarını kırmak neden bu kadar zor?
Why is it that vicious circles and traps of underdevelopment are so hard to break away from?
Toplantının amacı, English Football League'den ayrılmanın yolunu açmaktı.
The meeting was to pave the way for a break away from The Football League.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.
And she's recognizing the dangers of mortality and why she should break away from mortality.