bitterness

/ˈbɪtənəs/3 hece
noun
C1 seviye
EN → TR
"bitterness" kelimesinin Türkçesi: acılık, acılık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelacılıknoun
Genelacılık

Tanım

•the property of having a harsh unpleasant taste

Diğer Dillerde

Fransızcaamertume
İtalyancaamarezza
Rusçaго́речь
Arapçaمَرَارَة
Yunancaπίκρα
Japonca苦味
Korece고미, 쓴맛
İsveççebitterhet
Ukraynacaгі́ркість, гірко́та́
Fincehyytävyys, jäätävyys, katkeruus, kitkeryys, napakkuus, purevuus
Çekçehořkost
Macarcakeserűség
Latinceacerbitās, amāritās, amāritiēs, amāritūdō, amārulentia, austēritās
Bulgarcaгорчивина
Slovakçahorkosť
Katalancaamarguesa
Galiçyacaamargueza, amarguranza
Tagalogcapait
Telugucaచేదు
Makedoncaгорчина
Malayalamcaകയ്പ്പ്

Etimoloji

From Middle English bitternesse, biternesse, from Old English biternes (“bitterness; grief”), equivalent to bitter + -ness.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Ama bir asır sonra,
Let us not seek to satisfy our thirst for freedom by drinking from the cup of bitterness and hatred.
Aşk yakında acıya dönüşür.
Love soon turns into bitterness.
Kızgınlığımın önüne geçemiyorum.
I can't get over the bitterness!
O, kahvenin acılığına dayanamadı.
He couldn't stand the bitterness of the coffee.
Burada kederli ve acı bir hava var.
There is a sorrowful bitterness here.
Ve bu parçanın ismi " Acıları Yutmak. "
And this is called, "Swallowing the Bitterness."
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››
"whose mouth is full of cursing and bitterness."
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.
A foolish son brings grief to his father, and bitterness to her who bore him.
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardı
She was in bitterness of soul, and prayed to Yahweh, and wept bitterly.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.
He has filled me with bitterness, he has sated me with wormwood.
Elias, Sandra'ya terk edilme acısını tattırmak istedi.
Elias wanted to make Sandra to taste the bitterness of abandonment.
Birisi kötüyü sadece diğer seçeneği daha kötüyse seçer.
[One only chooses bitterness when the alternative is even bitterer.]