Ana içeriğe geç
Sözlük
/
arraign

arraign

/əˈɹeɪn/2 hece
EN → TR
"arraign" kelimesinin Türkçesi: suçlamak, suçlamak, kusur bulmak. arraigning, (huk.) mahkeme huzuruna çağırıp cürüm isnat etmek, kusur veya kabahat yükleme.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsuçlamak
Genelsuçlamak
Genelkusur bulmak. arraigning
Genel(huk.) mahkeme huzuruna çağırıp cürüm isnat etmek
Genelkusur veya kabahat yükleme.
Genelarraignment (huk.) mahkemede davayı resmen sanığa tebliğ etme
Genelitham etmek
Genelmahkemeye çağırmak
Genelitham etmek

Tanım

•accuse of a wrong or an inadequacy

Diğer Dillerde

Almancaanklagen, vor Gericht bringen
İspanyolcaacusar
İtalyancaimputare
Rusçaобвини́ть, обвиня́ть, предъяви́ть обвине́ние, предъявля́ть обвине́ние, привлека́ть к суду́, привле́чь к суду́
Felemenkçein staat van beschuldiging stellen
Portekizceprocessar
İsveççebringa inför rätta, ställa inför rätta
Fincesyyttää
Çekçeobžalovat
Macarcabevádol, bíróság elé állít, vád alá helyez, vádat emel, vádol
Dancasigte
Bulgarcaпризовавам на съд
Slovakçaobviniť, obžalovať
Bengalceঅভিযুক্ত করা
Afrikancaaankla

Kelime Ailesi

arraignable
arraignee
arraigner
arraignment
rearraign
unarraigned

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Halbuki cinler sorguya çekileceklerini bilirler.
But the jinn know that they will be arraigned.
Sadece bir patlama... Hemen huzurumuza toplanıp getirilirler.
It would be but a single blast of the trumpet, and they would all be arraigned before Us.
Tek bir çığlık kopar, hepsi, hemen huzurumuza getirilmiş olur.
It would be but a single blast of the trumpet, and they would all be arraigned before Us.
10 bin pound kefaletle salıverilir ve sürgüne gitmesine izin verilir.
He was released on $10,000 bail and scheduled to be arraigned.
Duruşmaya katılan sanıkların 12'si de suçsuz olduklarını ileri sürdü.
All 12 of the defendants who were present for their arraignment pleaded not guilty.
Bütün olay, bir çağrıdan ibâret! İşte hepsi duruşma için toplanmışlar...
It would be but a single blast of the trumpet, and they would all be arraigned before Us.
Sadece bir tek gürültü olur, hemen onların hepsi huzurumuza getirilirler.
It would be but a single blast of the trumpet, and they would all be arraigned before Us.
Oysa cinler de kendilerinin (yüce divana) getirileceklerini bilmişlerdir.
But the jinn know that they will be arraigned.
Andolsun, cinler de kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
But the jinn know that they will be arraigned.
Bu, ancak bir bağrıştan ibaret, derken onların hepsi, tapımızda hazır bulunmadalar.
It would be but a single blast of the trumpet, and they would all be arraigned before Us.
Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir.
But the jinn know that they will be arraigned.
Başka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.
It would be but a single blast of the trumpet, and they would all be arraigned before Us.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod