O hayretle baktı.
He stared at this in amazement.
Hayret! İlk o geldi.
To my amazement she came first.
Kral ona hayretle baktı.
The King stared at him in amazement.
O şaşkınlık içinde baktı.
She looked in amazement.
Kral şaşkınlıkla ona baktı.
The King stared at him in amazement.
Tom şaşkınlık içinde izledi.
Tom watched in amazement.
Tom afal afal etrafına baktı.
Tom looked around in amazement.
Tom hayret içinde Mary'ye baktı.
Tom looked at Mary in amazement.
Ona hayretle geniş Yorkshire konuştu.
She spoke in broad Yorkshire in her amazement.
İkimiz de şaşkınlık içinde gülümsedik.
We both smiled in amazement.
Tom ve ben afal afal birbirimize baktık.
Tom and I looked at each other in amazement.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.
He was irradiated by the dawn of a great amazement.