dine

/daɪn/1 hece
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"dine" kelimesinin Türkçesi: günün esas yemeğini yemek veya yedirmek, akşam yemeği yemek, ziyafet vermek, yemeğe davet etmek. wine and dine bir kimseye içkili ziyafet vermek. dine out dışarıda yemek yemek. dining car vagon restoran. dining hall yemek salonu. dining room yemek odası.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgünün esas yemeğini yemek veya yedirmek
Genelakşam yemeği yemek
Genelziyafet vermek
Genelyemeğe davet etmek. wine and dine bir kimseye içkili ziyafet vermek. dine out dışarıda yemek yemek. dining car vagon restoran. dining hall yemek salonu. dining room yemek odası.

Tanım

•give dinner to; host for dinner

Diğer Dillerde

Almancaspeisen
Fransızcadîner
İspanyolcacenar
İtalyancacenare
Rusçaпоу́жинать, у́жинать
Arapçaلاجل العشاء, ليتعشى
Felemenkçedineren
Portekizcecear, jantar
Ukraynacaвече́ряти, повече́ряти
Hintçeजीमना
Rumencecina, lua cina
Macarcavacsorázik
İbraniceאכל, סעד
Latincecēnō
Dancaspise
Vietnamcahàng
Taycaทานอาหาร
Katalancasopar
Baskçaafaldu
Ermeniceճաշել
Esperantovespermanĝi
Belarusçaвячэ́раць, павячэ́раць
Gujaratçaજમવું

Etimoloji

* As a Dutch surname, shortened from Van Dine (see Vanduyne). * As an English surname, from digne, from Old French digne (“proud, dignified”), from Latin dignus. * As a French surname, shortened from Claudine.

Kelime Ailesi

dine and dash
dine at the Y
dine in
dine on ashes
dine out
dine out on
dine with Duke Humphrey
dine-in
diner
dinery
dinette
dineware
dining
interdine
undined
wine and dine

Örnek Cümleler

Müşteriler için
For diners
Amcamlarda yedik.
We dined at our uncle's.
Birlikte mi yiyelim?
Dine together?
-Ne, evde Dined var?
-What, have you dined at home?
Chuck's Diner kapandı.
Chuck's Diner has closed.
Veya size Dined var mı? "
Or have you dined?"
O bizimle yemek yiyecekti.
He was to dine with us.
Onlar yedide yemek yerler.
They dine at seven.
Biz biftek ve salata yedik.
We dined off steak and salad.
Ve bir lokantaya giriyordu.
And he's going into a diner.
Paul'ün lokantasına gidelim.
Let's go to Paul's Diner.
O bizimle yemek yemeye geldi.
He came to dine with us.