Ana içeriğe geç
Sözlük
/
zifiri

zifiri

adj
C2 seviye
TR → EN
"zifiri" kelimesinin İngilizcesi: impenetrable, pitch black. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelimpenetrable
Genelpitch blackadj

Görsel

Gecenin Zifiri Karanlığında Volkanik Patlamadan Yükselen YıldırımlarGecenin Zifiri Karanlığında Soyut Desenler Çizen Yıldırım ÇatalıGecenin Zifiri Karanlığında Paralel Şimşeklerin Büyüleyici Işık ŞovuGecenin Zifiri Karanlığında Çakan Büyüleyici ve Güçlü Yıldırım

Tanım

•sıfat: Çok koyu

Diğer Dillerde

Almancaundurchlässig /ˈundʊʁçˌlɛsɪç/
impenetrable
çekim: karşılaştırma undurchlässiger · üstünlük am undurchlässigsten
köken: un- + durchlässig
aile: wasserundurchlässig
Er ist verdammt noch mal einfach durch diese dunkle Scheiße nach draußen gegangen. — Zifiri karanlıkta yürümüştür.
Fransızcaimpénétrable /ɛ̃.pe.ne.tʁabl/
impenetrable · not understandable, mysterious
köken: Borrowed from Latin impenētrābilis. By surface analysis, im- + pénétrable.
aile: impénétrablement
Et puis pendant 2 h, le noir total. — Mavilik ve sonra iki saat zifirî karanlık.
une barrière impénétrable
Les voies du Seigneur sont impénétrables.
İspanyolcaimpenetrable /impeneˈtɾable/
impenetrable
eş: indescifrable, incomprensible, ininteligible
köken: From Latin impenetrābilis.
aile: impenetrabilidad
Se fue caminando en toda esa oscuridad, - y fue por un pastel para comer. — Zifiri karanlıkta yürümüştür.
como una muralla impenetrable
Rusçaнепроница́емый, непроходи́мый
Отишао је до тамо по тоталном мраку, и сада једе Херијеву питу. — Zifiri karanlıkta yürümüştür.
Felemenkçeonbegrijpelijk, ondoordringbaar, onpeilbaar /ˌɔm.bəˈɣrɛi̯.pə.lək/
unintelligible, incomprehensible
çekim: karşılaştırma onbegrijpelijker · üstünlük onbegrijpelijkst
köken: From on- + begrijpelijk.
aile: onbegrijpelijkheid
Hij wandelde door het pikdonker. — Zifiri karanlıkta yürümüştür.
Portekizceimpenetrável /ĩ.pe.neˈtɾa.vew/
impenetrable (that one cannot penetrate)
köken: Borrowed from Latin impenetrābilis.
Ele pisgou-se no meio desta escuridão. — Zifiri karanlıkta yürümüştür.
impermeable, impenetrable
Απλά βγήκε έξω μέσα από το απόλυτο σκοτάδι. — Zifiri karanlıkta yürümüştür.
Ukraynacaнепробивни́й, непроникни́й
Це дозволяє їм орієнтуватися в цілковитій темряві. — Ve bu özellikleri onların zifiri karanlık ortamda yönlerini bulmalarını sağlar.
Finceläpitunkematon /ˈlæpiˌtuŋkemɑton/
impenetrable
çekim: karşılaştırma läpitunkemattomampi · üstünlük läpitunkemattomin
köken: tunkea läpi + -maton
aile: läpitunkemattomasti
Hän vittu käveli ulos pilkkopimeässä. — Zifiri karanlıkta yürümüştür.
impregnable, impenetrable, unassailable
çekim: karşılaştırma nedobytnější · üstünlük nejnedobytnější
köken: From ne- + dobýt + -ný.
On si jen tak kurevsky vykračuje v tý černočerný tmě. — Zifiri karanlıkta yürümüştür.
Rumencede nepătruns, de nestrăpuns, impenetrabil
impenetrable
köken: Borrowed from French impénétrable. Equivalent to in- + penetrabil.
I -a scos din întunerec şi din umbra morţii, şi le -a rupt legăturile. — Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.
Latinceimpenetrābilis, invius /ˈɪn.wi.ʊs/
impassable, inaccessible, impenetrable · trackless, pathless, without a road or way through
köken: From in- + via + -us.
Postquam altōs ventum in montīs atque invia lustra, ….
Norveççeugjennomtrengelig
Han førte dem ut av mørke og dødsskygge og rev sønder deres bånd. — Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.
Bulgarcaнепроницаем, непроходим, неразбираем /nɛproniˈt͡saɛm/
unpenetrable, impervious
Изведе ги из тъмнината и мрачната сянка. И разкъса оковите им. — Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.

Etimoloji

From Greek ζοφερός (zoferós), from Ancient Greek ζόφος (zóphos).

Örnek Cümleler

Zifiri karanlıktı.
It was pitch-black.
Hava zifiri karanlık.
It is pitch dark.
Gece zifiri karanlıktı.
The night was pitch black.
Dışarısı zifiri karanlık.
It's pitch black outside.
Bodrum zifiri karanlıktı.
The basement was pitch black.
Dışarısı zifiri karanlıktı.
It was pitch black outside.
Zifiri karanlık bir geceydi.
It was a pitch black night.
Bodrumda zifiri karanlık var.
It's pitch black in the basement.
Zifiri karanlıkta yürümüştür.
He's fucking walked out in the pitch-black.
Mağaranın içi zifiri karanlık.
It's pitch black inside the cave.
Bu gece dışarısı zifiri karanlıktı.
It was pitch-dark outside tonight.
Artık dışarısı zifiri karanlık değil.
It's no longer pitch black outside.
zifiri ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
zifirî karanlık
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod