Ana içeriğe geç
Sözlük
/
uzlaşı

uzlaşı

Tanım

uzlaşma, uyuşma
Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge

Diğer Dillerde

Rusçaпримирение (nötr) /prʲɪmʲɪˈrʲenʲɪje/
reconciliation (the reestablishment of friendly relations; conciliation or rapprochement)
çekim: çoğul примире́ния · tamlayan примире́ния
eş: замирение, перемирие, мир, согласие
köken: примири́ть (primirítʹ) + -е́ние (-énije)
Но как совместить его вот с чем: насколько я понял,Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?

Örnek Cümleler

Uzlaşımcı biz
The non-confrontative we
Tom umutsuzlaşıyor.
Tom is getting desperate.
Biz umutsuzlaşıyoruz.
We're getting desperate.
Yine olumsuzlaşıyorsun.
You're being negative again.
Tom bir uzlaşı sağlayıcıydı.
Tom was a consensus builder.
Durum gittikçe umutsuzlaşıyordu.
Things were getting desperate.
Bu uzlaşım radyolojide iyi örneklendirilir.
This compromise is well illustrated in radiology.
Muhtemelen 25 bin uzlaşılacak bir rakamdır.
225 is a refactorable number.
Globalleşme sayesinde bu ekipmanlar ucuzlaşıyor.
Largely through globalization, a lot of this equipment has got a lot cheaper.
Nadir hastalığın uzlaşılmış tek bir tanımı yoktur.
There is no single, widely accepted definition for rare diseases.
Vazgeçip uzlaşırlarsa ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
But if they reconcile—God is Forgiving and Merciful.
3 Şubat 1347 tarihinde, iki taraf bir uzlaşıya vardılar.
On 3 February 1347, the two sides reached an agreement.
uzlaşı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod