Ana içeriğe geç
Sözlük

uzlaşı ile cümle

uzlaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom bir uzlaşı sağlayıcıydı.Tom was a consensus builder.
Müzakereler, nihai uzlaşı sağlanana kadar Konstantinopolis'te devam etti.The negotiations continued in Constantinople until the final provisions were agreed upon.
3 Şubat 1347 tarihinde, iki taraf bir uzlaşıya vardılar.On 3 February 1347, the two sides reached an agreement.
Çoğu devindirici yüksek hız, yüksek kuvvet için ya da ikisinin uzlaşımı için yapılır.Most current actuators are built for high speed, high force, or a compromise between the two.
Einstein senkronizasyonunun uzlaşımcılığının somut tartışmaları Reichenbach'a dayanır.A substantive discussion of Einstein synchronisation's conventionalism is due to Reichenbach.
1138 yılında, İoannis ve babası İmparator ile uzlaşıp, tam bir af aldılar.In 1138 John and his father had a reconciliation with the Emperor, and received a full pardon.
Papa, uzlaşı olarak Michelangelo'ya İncil'den sahneler resmetme iznini vermeyi teklif etti.The Pope offered to allow Michelangelo to paint biblical scenes of his own choice as a compromise.
Fakat, tüm uzlaşı talepleri red edilince, sonunda Konstantinos'un sabrı taştı.However all such offers were rejected and at last Constantine lost patience.
Ölüm anında Laertes Hamlet ile uzlaşır ve Claudius'un cani kumpasını açıklar.In his dying moments, Laertes reconciles with Hamlet and reveals Claudius's plan.
Muhtemelen 25 bin uzlaşılacak bir rakamdır.225 is a refactorable number.
Ulemanın dağılması için heyet gönderilip uzlaşılmak istendiyse de bu hiçbir işe yaramadı.And if some were envious and sought to discredit his achievements, he did not reciprocate.
Tıp Fakültelerinin eğitsel amaçları konusunda bir uzlaşı mevcut değildir.Factors related to medical school achievement.
İnsanlara uzlaşı ile ilgili bir şeyler yapmalarını isteyelim. "Let's have people hold up signs about reconciliation."
Ve bu, barişa ve uzlaşıya gerçek bir azat ve politik bir katkıdır.And this is a really emancipatory and political contribution to peace and reconciliation.
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor. Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?But can you reconcile that?
Yaz ve kış, alışveriş için göçüp konarak yolculuk ederlerken uzlaşıp düzene girmeleri için.United to fit out caravans winter and summer,
Onlara karışır, onlarla uzlaşırsanız sonucu onlar da kardeşlerinizdir sizin.And if you intermix with them, they are your brothers.
Vazgeçip uzlaşırlarsa ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.But if they reconcile—God is Forgiving and Merciful.
Bu uzlaşım radyolojide iyi örneklendirilir.This compromise is well illustrated in radiology.
Nadir hastalığın uzlaşılmış tek bir tanımı yoktur.There is no single, widely accepted definition for rare diseases.
Ancak, durumlarının tehlikesini fark ederek çabucak uzlaşırlar.However, they quickly reconcile realizing the danger of their situation.
Liderlerin dileklerini dinleyen iki kahraman sonunda uzlaşır.Hearkening to prayers of comrades, the two heroes reconciled at last.
Sonunda uzlaşırlar, ancak anlatının geri kalanında bir aşk-nefret ilişkisi paylaşırlar.They eventually reconcile, but share a love–hate relationship through the rest of the narrative.
Uzlaşımcı bizThe non-confrontative we
Her iki devrimci hükümet politikası konusunda uzlaşı içinde değildirler.Die beiden Revolutionäre waren sich allerdings in Fragen der Regierungspolitik uneinig.
Sonunda romanın kurgusal olmayan bir roman olduğu yönünde uzlaşıya varıldı.Ich zweifelte nicht, daß ich mich in einem ungeschriebenen Roman bewegte.
3 Şubat 1347 tarihinde, iki taraf bir uzlaşıya vardılar.Le 3 février 1347, les deux parties parviennent à un accord.
Ölüm anında Laertes Hamlet ile uzlaşır ve Claudius'un cani kumpasını açıklar.Dans ses derniers moments, Laërte se réconcilie avec Hamlet et révèle le complot meurtrier de Claudius.
3 Şubat 1347 tarihinde, iki taraf bir uzlaşıya vardılar.El 3 de febrero de 1347, ambos lados alcanzaron un acuerdo.
Fakat, tüm uzlaşı talepleri red edilince, sonunda Konstantinos'un sabrı taştı.Sin embargo, todas sus ofertas fueron rechazadas y al final Constantino perdió la paciencia.
Sorun geçici bir uzlaşıyla çözüldü.La causa si concluse con un accordo stragiudiziale.
Taraflar kendi aralarında uzlaşır ve bu uzlaşı da mahkemece teyîd edilir ise, başvuru sonuçlanmış olur.Le parti naturalmente possono aderire ed è rilevato dalla sottoscrizione comune del ricorso.
Bu kapsamda telif sözleşmesi taraflar arasında bir uzlaşı metni olarak tanımlanabilir.In questi ordinamenti, dunque, il contratto può essere definito come l'accordo per lo scambio di promesse.
Ulemanın dağılması için heyet gönderilip uzlaşılmak istendiyse de bu hiçbir işe yaramadı.Se invero avrà una guida severa ma giusta, non vi sarà bisogno mai d'alcun castigo...
Einstein senkronizasyonunun uzlaşımcılığının somut tartışmaları Reichenbach'a dayanır.Основное обсуждение конвенционализма синхронизация Эйнштейна объясняется Райхенбахом.
Müzakereler, nihai uzlaşı sağlanana kadar Konstantinopolis'te devam etti.As negociações continuaram em Constantinopla até as provisões finais serem acordadas.
1138 yılında, İoannis ve babası İmparator ile uzlaşıp, tam bir af aldılar.Em 1138, João e seu pai conciliaram-se com o imperador, e receberam perdão total.
Gregory ikisi arasında bir uzlaşı sağlamaya yardımcı oldu ve Pirros, Kalkedon konumunu yeniden kabul etti.Gregório ajudou a promover a reconciliação entre os dois, e Pirro re-adotou a posição calcedoniana.
3 Şubat 1347 tarihinde, iki taraf bir uzlaşıya vardılar.Em 3 de fevereiro de 1347, os dois lados chegaram num acordo.
Fakat, tüm uzlaşı talepleri red edilince, sonunda Konstantinos'un sabrı taştı.Porém, todas as tentativas de paz foram rejeitadas e, afinal, Constantino perdeu a paciência.
Ulemanın dağılması için heyet gönderilip uzlaşılmak istendiyse de bu hiçbir işe yaramadı.Toen hij het gedaan had, wilde hij het er toch uit wassen, maar dat lukte niet.
Fakat, tüm uzlaşı talepleri red edilince, sonunda Konstantinos'un sabrı taştı.Prawdopodobnie, jeśliby padł wówczas rozkaz szturmu, to Konstantynopol zostałby zdobyty.
Telif, TDK sözlüğünde uzlaşı anlamına gelmektedir.B:et hör inte till ordstammen.
Sonunda romanın kurgusal olmayan bir roman olduğu yönünde uzlaşıya varıldı.На початку було вирішено не змінювати фабулу роману.
Sembol: Uzlaşımsal olarak kabul görmüş işaretler.Level 2: Jsou podporovány pevně definované kombinované znaky.
Ölüm anında Laertes Hamlet ile uzlaşır ve Claudius'un cani kumpasını açıklar.Utolsó perceiben Laertes megbékél Hamlettel és feltárja Claudius gyilkos tervét.
Fakat, tüm uzlaşı talepleri red edilince, sonunda Konstantinos'un sabrı taştı.Nyugodt beszéde végül megnyugtatja Corentint.
1868'de Hırvatlarla da uzlaşılmıştır.1868-ban megkötöttük a kiegyezést a horvátokkal is.
Muhtemelen 25 bin uzlaşılacak bir rakamdır.150 000 lienee todenmukaisempi luku.
Sonunda romanın kurgusal olmayan bir roman olduğu yönünde uzlaşıya varıldı.Ennen ruskaa on Kalle Päätalon kirjoittama romaani.
1138 yılında, İoannis ve babası İmparator ile uzlaşıp, tam bir af aldılar.Το 1138 ο Ιωάννης και ο πατέρας του συμφιλιώθηκαν με τον Αυτοκράτορα, που τους έδωσε αμνηστία.
Bu durum ise yalnızca diyalog, uzlaşı ve demokratik müzakere yoluyla mümkündür.Og at dette bare kan skje med fredelige og demokratiske midler.
Uzlaşımsal olarak, Güneş'in aydınlatma gücüne eşittir: 3.827 × 1026 W, veya 3.827 × 1033erg/s.Satuan ini sama dengan luminositas Matahari yang disetujui, 3.839×1026 W, atau 3.839×1033 erg/s.
Modern Polonyalı ve Litvanyalı tarihçiler hala bu dönemde yaşananlara dair bir uzlaşı halinde değillerdir.Sejarawan di Polandia dan Lituania melihat peristiwa ini dari sudut pandang yang berbeda.
Muhtemelen 25 bin uzlaşılacak bir rakamdır.Sebanyak 25 nomor akan dipertandingkan.
Sorun geçici bir uzlaşıyla çözüldü.Sengketa ini diselesaikan setelah melalui proses arbitrase.
Çoğu devindirici yüksek hız, yüksek kuvvet için ya da ikisinin uzlaşımı için yapılır.Hầu hết các thiết bị truyền động hiện nay được xây dựng cho tốc độ cao, tạo lực lớn, hoặc là cả hai.
Uzlaşımsal olarak, Güneş'in aydınlatma gücüne eşittir: 3.827 × 1026 W, veya 3.827 × 1033erg/s.1太陽光度は、3.839 × 1026 W、3.839 × 1033erg/sに当たる太陽の光度と等しい。
Yasa Tasarısında son evre Krallık Uzlaşı Evresidir.本作の最後で王位を継承する。
Uzlaşımsal olarak, Güneş'in aydınlatma gücüne eşittir: 3.827 × 1026 W, veya 3.827 × 1033erg/s.它相當於太陽的光度,其值為3.827 × 1026 瓦特,或是, 3.827 × 1033爾格/秒。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod