Ana içeriğe geç
Sözlük
/
temizlik

temizlik

noun
B2 seviye
TR → EN
"temizlik" kelimesinin İngilizcesi: cleanliness, purity. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcleanlinessnoun
Genelpurity

Görsel

Havlu yığını spa banyo dekorasyonu - lüks temizlikAnimasyon Stili Sevimli Turkuaz Temizlik Robotu Karakter TasarımıBeyaz Kanepeye Dökülmüş Portakal Suyu Lekesi: Temizlik RehberiModern Tasarım Elektrikli Süpürge ve Temizlik Ekipmanı Konsept Çizimi

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)temizliği
Yönelme (-e)temizliğe
Bulunma (-de)temizlikte
Çıkma (-den)temizlikten
Tamlayan (-in)temizliğin
Çoğul (-ler)temizlikler

Tanım

•isim: Temiz olma durumu; arılık (I), paklık, sililik, ismet, saffet, nezafet
•Temiz durma veya tutma durumu
•Temizleme işi
•argo: Ortadan kaldırma, yok etme, öldürme

Diğer Dillerde

Almancahygiene /hyˈɡi̯eːnə/
hygiene
eş: Reinheit, Sauberkeit
Ich räume auf. — Temizlik yapıyorum.
Packen Sie bitte auch etwas für die persönliche Hygiene mit ein.
Fransızcapropreté, pureté (dişil) /pʁɔ.pʁə.te/
cleanliness; cleanness
çekim: çoğul propretés
köken: From propre + -eté. Compare propriété.
Je fais le ménage. — Temizlik yapıyorum.
İspanyolcalimpieza, pureza, puridad (dişil) /limˈpjeθa/
cleanliness · cleaning
çekim: çoğul limpiezas
köken: From limpio + -eza.
aile: limpieza de sangre, limpieza en seco, limpieza étnica
Estan limpiando. — Temizlik yapılıyor.
İtalyancapulizia, purezza (dişil) /pu.litˈt͡si.a/
cleaning · cleanup · cleanliness, neatness
çekim: çoğul pulizie
eş: lindore, mondezza, nettezza, nitore, ordine, ripulitura
zıt: sporcizia
aile: donna delle pulizie, impresa di pulizie, pulizia etnica, pulizie di primavera
Pulisco la casa. — Temizlik yapıyorum.
fare le pulizie
Rusçaуборка, чистка, чистота (dişil) /t͡ɕɪstɐˈta/
cleanliness, purity
çekim: tamlayan чистоты́
eş: опрятность
köken: From чи́стый (čístyj) + -ота́ (-otá).
Я убираю свой дом. — Temizlik yapıyorum.
Arapçaنَظَافَة
وعندما جاء الحاجب الى الكنيس — Temizlikçi sinagoga geldi.
Farsçaخلوص /xu.ˈluːs/
purity
köken: Borrowed from Arabic خُلُوص (ḵulūṣ).
عیار درصد خلوص طلا را نشان میدهد.
Azericetəmizlik
cleanness
çekim: çoğul təmizliklər · tamlayan təmizliyin
köken: Morphologically təmiz + -lik.
Portekizcelimpeza (dişil) /lĩˈpe.zɐ/
cleanliness (the property of being cleanly) · act of cleaning
çekim: çoğul limpezas
zıt: desasseio, imundice, imundícia, imundície, porcaria, sujeira
köken: From limpo (“clean”) + -eza (forms abstract nouns), from Old Galician-Portuguese limpio, from Latin limpidus (“clear; limpid”).
Estan limpiando. — Temizlik yapılıyor.
chastity · naivety, innocence
çekim: tamlayan αγνότητας
eş: αφέλεια, αθωότητα
köken: From Koine Greek ἁγνότης (hagnótēs). Equivalent to αγνός (agnós, “pure”) + -ότητα (-ótita, “-ity, -ness”).
Καθαρίζω. — Temizlik yapıyorum.
Japonca清潔, 純粋さ /se̞ːke̞t͡sɨ/
clean; hygienic
「ああ、神様。本当に困りました。子供たちを食べさせなければ」 — Temizlikçi sinagoga geldi.
断水も想定した清潔なトイレ環境の確保を考えなくてはならないと思います。
İsveççerenhet
cleanness, purity
Det här är faktiskt inte ett foto av min sons rum; hans är stökigare. — Temizlik yapıyorum.
Lehçeczystość, czystota (dişil) /ˈt͡ʂɘs.tɔɕt͡ɕ/
purity · cleanliness, cleanness · chastity
çekim: tamlayan czystości
eş: czystota, niewinność, cnota
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *sek-? Proto-Indo-European *-éyti Proto-Indo-European *skey- Proto-Indo-European *skeyd- Proto-Indo-European *-tós Proto-Indo-European *skidtós Proto-Balto-Slavic *skī́ˀstas Proto-Slavic *čistъ Proto-Indo-European *-Hostis Proto-Balto-Slavic *-astis Proto-Slavic *-ostь Proto-Slavic *čistostь Old Polish czystość Polish czystość Inherited from Old Polish czystość.
Sprzątam. — Temizlik yapıyorum.
Ukraynacaчи́стість
Вдосконалення і покращення — Düzeltmeler ve temizlik
Hintçeसफ़ाई (dişil) /sə.fɑː.iː/
cleanliness, hygiene · cleaning, washing · defense
çekim: çoğul सफ़ाइयाँ
köken: From साफ़ (sāf, “clean”) + -आई (-āī).
aile: सफ़ाई करना
आज हमें घर की सफ़ाई करनी पड़ेगी।
Fincepuhtaus, siisteys /ˈpuhtɑus/
cleanliness, cleanness (condition of being habitually clean) · cleanness (condition of being clean) · cleanness, purity (moral purity, innocence)
çekim: çoğul puhtaudet · tamlayan puhtauden
eş: viattomuus
zıt: epäsiisteys, likaisuus, syntisyys, epäpuhtaus
köken: puhdas (“clean, pure”) + -us
aile: epäpuhtaus, puhtaus on puoli ruokaa, puhtausaste, puhtausintoilija, puhtauspalvelu, rotupuhtaus, sävelpuhtaus
Rakennuksen interiööriä. — Binanın temizlikçisidir.
Çekçečistost, čistota, ryzost (dişil) /ˈt͡ʃɪstota/
cleanness · purity
çekim: çoğul čistoty · tamlayan čistoty
eş: ryzost
köken: From čistý + -ota.
Uklízím. — Temizlik yapıyorum.
Čistota půl zdraví.
Rumencepuritate (dişil)
purity
çekim: çoğul purități · tamlayan purități
köken: Borrowed from French pureté, Italian purità, Late Latin pūritās, pūritātem. Equivalent to pur + -itate.
Fac curat. — Temizlik yapıyorum.
Macarcatisztaság /ˈtistɒʃaːɡ/
cleanliness, purity
çekim: çoğul tisztaságok
köken: tiszta + -ság
Takarítok. — Temizlik yapıyorum.
İbraniceטוהר, טוהרה, ניקיון (eril)
cleanliness
çekim: çoğul ניקיונות
אני מסדר ומנקה. — Temizlik yapıyorum.
Latincepūritās
Dancarenlighed /ˈʁɛːnliheðˀ/
cleanliness, property of not being dirty
çekim: tamlayan renligheds
köken: renlig + -hed
Oprydning og polering — Düzeltmeler ve temizlik
Norveççereinslighet, renslighet
Men hvordan får hun det smuglet ut forbi sine fangevoktere? — Temizlikçi bu işin içinden nasıl çıkacaktır?
Vietnamcasự thuần khiết
Tôi dọn dẹp. — Temizlik yapıyorum.
Bulgarcaчистота
cleanness, purity
Почиствам. — Temizlik yapıyorum.
Slovakçačistosť
Vyčistenie dokončené. — Temizlik işlemi tamamlandı.
Slovencečistoča
Čiščenje končano. — Temizlik işlemi tamamlandı.
innocence, lack of guilt (the quality or state of one who is innocent, not guilty) · innocence, harmlessness · innocence, simplicity, naïveté
çekim: tamlayan nevainības
zıt: vainība, vainīgums
köken: From ne- + vainība (“culpability”) (with vainība from vaina (“guilt”) + -ība).
tiesājamā nevainība
nevainības prezumpcija
pierādīt savu nevainību

Etimoloji

temiz (“clean”) + -lik (forms nouns from adjectives)

Örnek Cümleler

Büyük Temizlik
The Great Purge
Temizlik ve ölüm
Purity and death
Temizlik vaciptir.
Cleaning is necessary.
Temizlik iyi geçti.
The cleanup went well.
Temizlik yaptın mı?
Did you do the cleaning?
Temizlik yapıyorum.
I clean up.
Temizlik yapılıyor.
They're cleaning.
Temizlik yapmalıyım.
I should clean up.
Temizlik yapıyordum.
I was cleaning.
Tom temizlik hastası.
Tom is a cleanaholic.
O temizlik canavarıdır.
Monster Cleaning.
Düzeltmeler ve temizlik
Cleanup and polish
temizlik ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
temizlik malzemesiçevre temizlik vergisiyüreği temizlik
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod