Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tehditkâr

tehditkar

/teh.ditˈcaɾ/
adj
C2 seviye
TR → EN
"tehditkar" kelimesinin İngilizcesi: threatening, menacing, minatory. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelthreateningadj
Genelmenacingadj
Genelminatory

Görsel

Karanlık Laboratuvarda Tehditkar Şekilde Duran Mekanik Örümcek RobotKaranlık Oda Kapısında Parlayan Gözleriyle Tehditkar Gölge YaratığıKaranlık ormanda kırmızı ışıklarla aydınlatılan organik ve tehditkar yolSakin Sularda Gizlenen Timsahın Tehditkar Bakışları ve Tropikal Doğa

Çekim Tablosu

Çoğul (-ler)tehditkârız

Tanım

•sıfat: Tehdit edici

Diğer Dillerde

threatening
çekim: karşılaştırma bedrohlicher · üstünlük am bedrohlichsten
köken: bedrohen + -lich
Ich wollte nicht, dass sie bedrohend oder gefährlich sind. — Onların fazladan tehditkar ve ürkütücü olmalarını istemedim.
Fransızcamenaçant /mə.na.sɑ̃/
menacing, threatening
eş: comminatoire
J'avais l'impression que ça le rendait moins effrayant. — Çünkü, bu onun daha az tehditkâr hale getirirdi.
İspanyolcaamenazador, amenazante, menazante /amenaθaˈdoɾ/
threatening (presenting a threat)
eş: amenazante
köken: From amenazar (“to threaten”) + -dor.
aile: amenazadoramente
Hablar en voz muy alta puede considerarse descortés o amenazante. — Sesli konuşmak sevimsiz ve tehditkâr olarak algılanabilir.
Rusçaугрожающий /ʊɡrɐˈʐajʉɕːɪj/
present active imperfective participle of угрожа́ть (ugrožátʹ)
aile: угрожа́юще
"Это мое дело", сказал он. — Bana tehditkâr olanı. "Bu benim işim" dedi.
угрожа́ющее положе́ние
Portekizceameaçador /a.me.a.saˈdoʁ/
threatening (presenting a threat)
köken: From ameaçar + -dor.
aile: ameaçadoramente
Por exemplo, "'A bolsa ou a vida' — disse ela, ameaçadoramente". — Örneğin,"'Senin paran ya da senin hayatın,' dedi tehditkar bir biçimde.
Yunancaαπειλητικός /apilitiˈkos/
intimidating, threatening, menacing
eş: εκφοβιστικός
köken: From Ancient Greek ᾰ̓πειλητῐκός (ăpeilētĭkós).
Δεν ήθελα να είναι υπερβολικά απειλητικοί ή τρομακτικοί. — Onların fazladan tehditkar ve ürkütücü olmalarını istemedim.
İsveççehotfull
threatening · menacing · ominous
çekim: karşılaştırma hotfullare · üstünlük hotfullast
köken: hot (“threat”) + -full (“-full”)
Högljutt prat kan anses vara obekvämt eller hotfullt. — Sesli konuşmak sevimsiz ve tehditkâr olarak algılanabilir.
Mannen uppträdde hotfullt
en hotfull blick
Lehçearcygroźny /ar.t͡sɘˈɡrɔʑ.nɘ/
sinister, minacious (very threatening)
köken: Etymology tree Ancient Greek ἄρχω (árkhō) Ancient Greek ἀρχι- (arkhi-)der. Latin archi-der. Polish arcy- Polish groźny Polish arcygroźny From arcy- + groźny.
Nie chciałem, by wyglądały przerażająco. — Onların fazladan tehditkar ve ürkütücü olmalarını istemedim.
Ukraynacaзагро́зливий, погро́зливий
"Це моя справа", сказав він. — Bana tehditkâr olanı. "Bu benim işim" dedi.
Finceuhkaava /ˈuhkɑːʋɑ/
threatening, ominous
çekim: karşılaştırma uhkaavampi · üstünlük uhkaavin
aile: uhkaavasti, uhkaavuus
Rapuruton oli muuntauduttava vähemmän vaaralliseksi. — Çünkü, bu onun daha az tehditkâr hale getirirdi.
Rumenceamenințător /a.me.nin.t͡səˈtor/
threatening
köken: From amenința + -tor.
la mine ameninţător. — Bana tehditkâr olanı.
Latinceminax, minitābundus /ˈmɪ.naːks/
projecting; overhanging; jutting out · threatening; menacing
köken: Etymology tree Latin minor Proto-Indo-European *-eh₂-k-s Proto-Italic *-āks Latin -āx Latin mināx From minor (“to jut forth; to protrude; to project”) + -āx.
aile: minācia
Norveççetruende
Bulgarcaзаплашителен
Това не го прави по-малко опасен. — Çünkü, bu onun daha az tehditkâr hale getirirdi.
Katalancaamenaçador /ə.mə.nə.səˈðo/
threatening
köken: From amenaçar (“to threaten”) + -dor.
aile: amenaçadorament
Belarusçaпагража́льны, пагро́злівы
Makedoncaзакану́вачки

Etimoloji

By surface analysis, tehdit + -kâr.

Örnek Cümleler

Gökyüzü tehditkar görünüyor.
The sky looks threatening.
Bu sabah üç tane tehditkar telefon aldım.
I received three threatening phone calls this morning.
İstasyona varmadan önce, gökyüzü tehditkar olmuştu.
The sky had become threatening before I got to the station.
Herbert ağzını açtı ama Tom ona tehditkar bir görünüm verdi.
Herbert opened his mouth, but Tom gave him a menacing look.
Onların fazladan tehditkar ve ürkütücü olmalarını istemedim.
I didn't want them to be overly threatening or scary.
Gri resif köpekbalığının tehditkar görüntüsü saldırıdan önce başlar.
Inquiry into fatal leopard seal attack begins.
Tehditkar ve korkunç mu bu seninle her cuma Eagle'a gitmek ile aynı şey.
Menacing and creepy that you with the Eagle every Friday night.
Erkeğin çeneleri tehditkar görünse de zararlı olamayacak kadar zayıftır.
Although the male's mandibles seem threatening, they are too weak to be harmful.
Örneğin,"'Senin paran ya da senin hayatın,' dedi tehditkar bir biçimde.
For instance, "'Your money or your life,' she said threateningly."
Brunnhilde, Moondragon yine tehditkar hale gelirse ona karşı harekete geçecekti.
Brunnhilde was to take action against Moondragon should she again become a menace.
Diyelim ki bazı ana diller sıradan Amerikalılar için biraz tehditkar olabilir, değil mi?
Granted, some mother tongues might sound a little threatening to the average American.
Burada, "tehditkar" zarfını kullanmak gereksizdir, onu silebilirsiniz.
Here, "threateningly" is redundant, so you can get rid of it.
tehditkar ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod