Ana içeriğe geç
Sözlük
/
mahsur

mahsur

adj
C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"mahsur" kelimesinin İngilizcesi: confined, trapped, stuck. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelconfinedadj
Geneltrappedadj
Genelstuckadj

Görsel

Karanlık bir hücrede mahsur kalan perişan insanların duygusal anlarıKarlı Alplerde Nostaljik Kurtarma: Saint Bernard ve Mahsur Kalan Gezgin

Tanım

sıfat: Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş

Diğer Dillerde

past participle of einklemmen
Sanjay wird in den Schrein hineingezogen.Sanjay asansörde mahsur kalır.
Fransızcaattrapé, bloqué, coincé /a.tʁa.pe/
past participle of attraper
Il n'y a pas de survivants sur les 19 personnes à bord.İçerde mahsur kalan 19 işçiden kurtulan olmadı.
blocked, stuck, jammed · pig-headed
köken: Past participle of atascar.
¿Te importa si llego un poco tarde?Biraz geciksem senin için bir mahsuru var mı?
blocked · stuck
eş: fermato, interrotto, frenato, arrestato, sbarrato, arginato
Dolores Winthrop vive quasi come una prigioniera in un'isola persa nell'oceano.Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.
Мы застряли в лифте.Asansörde mahsur kaldık.
Arapçaعَالِق
يُفترض أن روبنسون كروزو قد تحطمت سفينته وأصبح في جزيرة مهجورة.Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.
Portekizcepreso /ˈpɾe.zu/
arrested; imprisoned (having been taken into legal custody) · stuck · tied; fastened
çekim: çoğul presos
köken: Inherited from Old Galician-Portuguese preso, from Latin prēnsus, variant of prehēnsus.
Eu me sentia suspenso no espaço.Fakat uzayda mahsur kalmış biridir.
που έχει εγκλωβιστεί, που είναι αποκλεισμένος ή περιορισμένος σε ένα στενό χώρο και δεν έχει έξοδο διαφυγής
Από τους 112 επιβαίνοντες δεν επέζησε κανείς.İçerde mahsur kalan 19 işçiden kurtulan olmadı.
İsveççefångad, fast
past participle of fånga
Det var 18 man som förblev borta.18 işçi ise içerde mahsur kaldı.
to get stuck, to be unable to move · to get stuck, to be unable to make progress
çekim: geçmiş utknięto
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂ew Proto-Balto-Slavic *au Proto-Slavic *u Proto-Slavic *u- Old Polish u- Polish u- Proto-Slavic *tъknǫti Old Polish tknąć Polish tknąć Polish utknąć From u- + tknąć.
18 żołnierzy dostało się do niewoli.18 işçi ise içerde mahsur kaldı.
На біржі зареєстровано 18 чоловік.18 işçi ise içerde mahsur kaldı.
inessive singular of ansa
Osaatko pitchata hississä?Sanjay asansörde mahsur kalır.
stuck
çekim: geçmiş of înțepeni · ortaç of înțepeni
köken: Past participle of înțepeni.
"Spania - o balena mare irecuperabile pe malul Europei.""İspanya, Avrupa'da kıyısında mahsur büyük bir balina."
İbraniceלָכוּד
"ספרד - לווייתן גדול שנתקעו על חופי אירופה"."İspanya, Avrupa'da kıyısında mahsur büyük bir balina."
Latincefīxus
Endonezcedijebak
Pada saat ini ada 18 kesebelasan yang tergabung di dalamnya.18 işçi ise içerde mahsur kaldı.
Litvancaįstrigęs
Buvo sužaista tik 18 turų.18 işçi ise içerde mahsur kaldı.
shackles for prisoner's neck, pillory, cangue
köken: From Proto-Tai *gaːᴬ (“stuck”), perhaps borrowed from Old Chinese 枷 (OC *ɡa, *ɡal, *kraːl, “cangue”). Cognate with Lao ຄາ (khā), Lü ᦅᦱ (kaa), Saek ค๊า, Tày cà, Zhuang gaz.
aile: ค้างคา, คาใจ, คาที่, คาบ้าน, คามือ, คาหนังคาเขา
Katalancaatrapat, encallat /ə.tɾəˈpat/
past participle of atrapar
to get stuck, entangled · to wedge in, frame
çekim: geçmiş kisha ngecur · şimdiki të ngecë
köken: A morphonological variant of ngac.
aile: grackë
Malaycaterperangkap

Etimoloji

From Ottoman Turkish محصور (mahsur), from Arabic مَحْصُور (maḥṣūr), passive participle of حَصَرَ (ḥaṣara).

Örnek Cümleler

Tom mahsur.
Tom's stranded.
Kardan mahsur kaldık.
We're snowed in.
Kedi ağaçta mahsur kaldı.
The cat was stuck in the tree.
Tom ve Mary mahsur kaldılar.
Tom and Mary are stranded.
Avustralya'da mahsur kaldım.
I'm stuck in Australia.
Evde mahsur kalmaktan bıktım.
I'm sick of being stuck at home.
Tom mahsur kalmış görünüyordu.
Tom seemed to be stranded.
Üç aydır burada mahsur kaldık.
We've been stuck here for three months.
Sanjay asansörde mahsur kalır.
Abigail was trapped in the elevator.
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.
23 others are still trapped inside.
Issız bir yerde mahsur kalmıştık.
We were stuck in the middle of nowhere.
Tom bir yerde mahsur kalmış olabilir.
Tom may be stranded somewhere.
mahsur ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod