Ana içeriğe geç
Sözlük

mahsur ile cümle

mahsur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birçok işçi kömür madeninde mahsur kaldı.Many workers were trapped in the coal mine.
Bütün gün bir ofiste mahsur kalmak istemiyorum.I don't want to be stuck in an office all day.
Tom mahsur.Tom's stranded.
Kardan mahsur kaldık.We're snowed in.
Onlar dört saat boyunca asansörde mahsur kaldılar.They were stuck in the elevator for four hours.
Fırtınadan dolayı Boston'da burada mahsur kaldım.I'm stuck here in Boston because of the storm.
Kar fırtınasından dolayı Tom Boston'da mahsur kaldı.Because of the snow storm, Tom was stuck in Boston.
Kedi ağaçta mahsur kaldı.The cat was stuck in the tree.
Üç aydır burada mahsur kaldık.We've been stuck here for three months.
Mary ormanda mahsur olduktan sonra orman perileri tarafından kurtarıldı.Mary was rescued by forest elves after she had become stranded in the forest.
Tom korkunç bir kar fırtınası nedeniyle on gün mahsur kaldı.Tom was trapped for ten days by a terrible blizzard.
Kefalete gücü yetmediği için Tom hapishanede mahsur kaldı.Tom is stuck in jail because he can't afford bail.
Evde mahsur kalmaktan bıktım.I'm sick of being stuck at home.
Tom bir yerde mahsur kalmış olabilir.Tom may be stranded somewhere.
Tom üç yıl boyunca ıssız bir adada mahsur kaldığını söyledi.Tom said he was stranded on a desert island for three years.
Tom mahsur kalmış görünüyordu.Tom seemed to be stranded.
Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerde mahsur kalmıştık.We were stuck in the middle of nowhere.
Issız bir yerde mahsur kalmıştık.We were stuck in the middle of nowhere.
Tom ve Mary mahsur kaldılar.Tom and Mary are stranded.
Senin için bir mahsuru yoksa, bugün eve erken gideceğim.If it's all right with you, I'll go home early today.
Avustralya'da mahsur kaldım.I'm stuck in Australia.
Issız bir adada mahsur kalsaydın en çok neyi özlerdin?If you were stuck on a deserted island, what would you miss the most?
Buzdolabının arkasında mahsur kaldım, yardım yollayın.I'm trapped behind the refrigerator. Send help.
Bir mahsuru yoksa yarın akşam uğrayabilir miyim?Would you mind if I dropped by tomorrow evening?
Dağda mahsur kalmıştır ve aylardır orada yaşamaktadır.It then flew away to a mountain, and lived there for eternity.
Sanjay asansörde mahsur kalır.Abigail was trapped in the elevator.
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.Robinson Crusoe, a sailor, is shipwrecked on an island.
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.23 others are still trapped inside.
Şehrin yarısından fazlasını su bastı ve milyonlarca kişi mahsur kaldı.More than half the city of Dhaka was flooded and millions of people marooned.
Gittigi raylarda bes kisi mahsur kalmis ve kacamiyorlar.In its path, five people are trapped on the line and cannot escape.
Kuzey Korenin ani işgali nedeniyle, 7 asker İmJin nehri yakınlarında mahsur kalmış durumda.Seven soldiers isolated near ImJin river because of North Korea's sudden invasion,
"İspanya, Avrupa'da kıyısında mahsur büyük bir balina.""Spain--a great whale stranded on the shores of Europe."
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.In 1987 I heard of a story about a boy that fell through ice and was trapped under a river.
Ayrıca okuyun: Yemen'deki Savaş Neden İnsanları Yurtdışında Mahsur Bıraktı ve Evlerinden EdildiAlso read: War Has Left Yemenis Stranded Abroad and Displaced at Home
Romanya'da binlerce insan kar nedeniyle mahsur kaldıSnow stranding thousands in Romania
Yangın yaklaşırken, yüzlerce turist kentin havaalanında mahsur kaldı.Scores of tourists were stranded at the city's airport as the fire raged close by.
Konvoy, Yarinye sınır geçişinde mahsur kalmaya devam ediyor.The convoy remains stranded at the Jarinje crossing.
Bulgar topçu ateşi ve dalgalı deniz, mahsur kalan gemiyi tahrip etti.[15]A combination of Bulgarian artillery fire and heavy seas destroyed the stranded vessel.[15]
Van Zan ve Jensen geri döner ve sığınakta mahsur kalan herkesi kurtarır.Van Zan and Jensen return and free everyone trapped in the bunker.
Velella (Mavi Yelkenli) California, Marin County, Rodeo Plajı'nda mahsur kaldı.Velella (by-the-wind sailors) stranded on Rodeo Beach, Marin County, California.
Sovyet Ordusu birlikleri, mahsur kalan Sovyet vatandaşlarını kurtarmak için çok geç geldi.Troops of the Soviet Army arrived too late to rescue the Soviet citizens who had been trapped.
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.Robinson Crusoe fährt als Passagier auf einem Segelschiff.
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.18 Personen verblieben im Ort.
Geminin içinde mahsur kalan iki yolcu ve bir gemi tayfası kazadan bir gün sonra kurtarıldı.Die restlichen drei Personen an Bord konnten einen Tag später durch einen Helikopter gerettet werden.
Şehrin yarısından fazlasını su bastı ve milyonlarca kişi mahsur kaldı.Dabei wurde mehr als die Hälfte der Stadt zerstört, viele Menschen mussten fliehen.
Sanjay asansörde mahsur kalır.Sanjay wird in den Schrein hineingezogen.
Dağda mahsur kalmıştır ve aylardır orada yaşamaktadır.An dem schönen Tage will er hinauslaufen und auf einem Berge den Sonnenuntergang abwarten.
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.Robinson Crusoé, un marin, fait naufrage sur une île.
1955'te mahsur kalan Marty'e o gün o saatte kendisine verilmek üzere doktordan mektup gelir.Il écrit ensuite une lettre pour Marty qui devra lui être délivrée en 1955 par un coursier.
İçerde mahsur kalan 19 işçiden kurtulan olmadı.Il n'y a pas de survivants sur les 19 personnes à bord.
Biraz geciksem senin için bir mahsuru var mı?¿Te importa si llego un poco tarde?
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.Se supone que Robinson Crusoe es un náufrago en una isla desierta.
Birdenbire elektrik kesilir ve Sungmin kayıt odasında mahsur kalır.De pronto, la energía se corta y Sungmin es atrapado brevemente dentro de la cabina de grabación.
İçerde mahsur kalan 19 işçiden kurtulan olmadı.No sobrevivió ninguno de sus 10 ocupantes.
Bu da Diffy Ailesi'nin 2004 yılında mahsur kalmasının nedenlerinden biridir.Questo è uno dei motivi per cui la famiglia Diffy è rimasta bloccata indietro nel tempo al 2003.
Hücum eden Haçlı birliği Mansure şehri içinde mahsur kaldı.Già sparita la scritta Sconvolts, in L'Unione Sarda.
Çok sayıda insan sele mahsur kalmış ve kurtarılmaya çalışılmıştır.Gli ostaggi furono così liberati e tratti in salvo.
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.Dolores Winthrop vive quasi come una prigioniera in un'isola persa nell'oceano.
Asansörde mahsur kaldık.Мы застряли в лифте.
Dağda mahsur kalmıştır ve aylardır orada yaşamaktadır.На протяжении дальнейшего пребывания в горах он то появлялся, то исчезал.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod