katarakt
/ka.ta.ɾakt/
noun
TR → EN
"katarakt" kelimesinin İngilizcesi: cataract, cataract. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Tıpcataractnoun
Genelcataract
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)kataraktı
Yönelme (-e)katarakta
Bulunma (-de)kataraktta
Çıkma (-den)katarakttan
Tamlayan (-in)kataraktın
Çoğul (-ler)kataraktlar
Tanım
•isim, tıp: Göz merceğinin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen ve görmeyi engelleyen rahatsızlık; perde, akbasma, aksu
Diğer Dillerde
Almancagrauer Star, Katarakt
synonym of Katarakt (“cataract”)
çekim: tamlayan grauen Stars
eş: Katarakt, Linsentrübung
köken: grau (“grey”) + Star (“cataract”)
Er war wegen seines grauen Stars operiert worden. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
FransızcaCataracte (dişil) /ka.ta.ʁakt/
cataract (waterfall) · cataract (eye disease)
çekim: çoğul cataractes
eş: catadoupe, catadupe
köken: From Latin cataracta (“waterfall, drawbridge”).
Il avait été opéré de la cataracte. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
İspanyolcacatarata (dişil) /kataˈɾata/
waterfall, cataract · cataract (opacity of the lens in the eye)
çekim: çoğul cataratas
eş: cascada
köken: Semi-learned borrowing from Latin cataracta, from Ancient Greek καταράκτης (kataráktēs, “down-rushing”).
Le habían practicado una operación de cataratas. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
İtalyancacataratta, cateratta (dişil) /ka.taˈrat.ta/
cataract · sluice · waterfall
çekim: çoğul cataratte
köken: From Latin cataracta.
Era stato operato di cataratta. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
Rusçaкатаракта (dişil) /kətɐˈraktə/
cataract
çekim: çoğul катара́кты · tamlayan катара́кты
Он перенес операцию на катаракте. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
Farsçaآبمروارید
Felemenkçecataract, grijze staar, stortvloed (dişil) /ˌkaː.taːˈrɑkt/
cataract, waterfall · cataract
çekim: çoğul cataracten
eş: grijze staar
köken: From Middle Dutch cataracte, from Latin cataracta, from Ancient Greek καταρράκτης (katarrháktēs).
Dit is een drie jaar oud weesmeisje met grauwe staar. — Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.
Yunancaκαταρράκτης (eril) /ka.taˈrak.tis/
cataract (eye disease) · flood, inundation · waterfall, cataract, rapids
çekim: çoğul καταρράκτες · tamlayan καταρράκτη
köken: From Ancient Greek καταρράκτης (katarrháktēs)
Είχε κάνει εγχείρηση για καταρράκτη. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
Korece백내장 /pɛŋnɛd͡ʑa̠ŋ/
cataract
köken: Sino-Korean word from 白內障
그는 백내장 수술을 받았습니다. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
İsveççegrå starr, katarakt
Han hade opererats för starr och hade ganska dålig syn. — Katarakt ameliyatı geçirmişti. Görmesi oldukça zayıftı.
Lehçebielmo, blachmal (nötr) /ˈbjɛl.mɔ/
cataract, leucoma · edema, endosperm · synonym of białko (“white of an eye; sclera”)
çekim: çoğul bielma · tamlayan bielma
eş: endosperm
köken: Etymology tree Proto-Slavic *bělьmo Old Polish bielmo Polish bielmo Inherited from Old Polish bielmo. By surface analysis, biały + -mo.
aile: mieć bielmo na oczach, zdjąć bielmo z oczu, zdejmować bielmo z oczu
Cierpiał na zaćmę, przeszedł operację. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
bielmo na oku
leczenie bielma
mieć bielmo
cataract · glaucoma
çekim: çoğul kaihit · tamlayan kaihin
köken: Possibly from the same root as kaiho; kaih- + -i, or more likely, borrowed from Proto-Germanic *haihaz.
aile: harmaakaihi, kaihilasit, kaihileikkaus, kaihinpoistoleikkaus, kaihtaa, viherkaihi
Hänelle oli tehty kaihileikkaus. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
Çekçekatarakta, šedý zákal (dişil) /ˈkatarakta/
cataract (eye disease)
çekim: çoğul katarakty · tamlayan katarakty
Měl operovaný šedý zákal. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
Rumencecataractă (dişil)
cataract
çekim: çoğul cataracte · tamlayan cataracte
köken: Borrowed from French cataracte.
A fost operat de cataractă. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
Macarcahályog, szürke hályog /ˈhaːjoɡ/
a disease that obscures vision · delusion, deception, scales on one's eyes, failure to perceive truth
çekim: çoğul hályogok
köken: From Proto-Finno-Ugric *kaĺwɜ (“cuticle, membrane, scales”). Cognates include Finnish kalvo.
aile: hályogos, farkashályog, hályogkovács, hályogműtét, fehér hályog, fekete hályog, szárnyas hályog, szürke hályog, zöld hályog
Szürkehályoggal műtötték. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
İbraniceתְּבַלּוּל
זוהי יתומה בת שלוש שהיה לה קטרקט — Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.
Latincecataracta /ka.taˈrak.ta/
waterfall · drawbridge, portcullis
çekim: çoğul cataractae · tamlayan cataractae
köken: From Ancient Greek καταρράκτης (katarrháktēs), from καταράσσω (katarássō, “pour down”).
Dancagrå stær
cataract
çekim: tamlayan grå stærs
Han var blevet opereret for grå stær. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
Endonezcekatarak /kaˈtarak/
cataract: · a large waterfall; steep rapids in a river
çekim: çoğul katarak-katarak
köken: From Dutch katarakt, from Middle Dutch cataracte, from Latin cataracta, from Ancient Greek καταρράκτης (katarrháktēs).
Katarak menjangkitinya sehingga harus menjalani dua kali operasi pada1923. — Monet, 1923'te katarakt sebebiyle iki kez ameliyat olmuştur.
Vietnamcacườm khô
Ông ấy đã qua phẫu thuật đục thủy tinh thể. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
Bulgarcaкатарáкт, перде́, потоп, проливен дъжд
Преживял е операция от катаракт. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
Slovakçasivý zákal
Mal operovaný šedý zákal. — Katarakt ameliyatı geçirmişti.
Taycaต้อกระจก
cataract (A clouding of the lens in the eye leading to a decrease in vision)
çekim: çoğul belidas
köken: Unknown.
Galceniwlen (dişil) /ˈnɪu̯lɛn/
patch of mist or haze · cataract (opacity of the lens in the eye)
çekim: çoğul niwlennau
köken: niwl + -en
İrlandacafionn /fʲũːn̪ˠ/
fair (of hair or complexion) · blond(e)
çekim: karşılaştırma finne · üstünlük is finne
köken: From Old Irish find, from Proto-Celtic *windos.
İzlandacaský á auga
Etimoloji
Fransızca cataracte (fr)
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Kataraktınız var mı?
Do you have cataracts?
Katarakt ameliyatı geçirmişti.
He'd had cataract surgery.
Afrika Katarakt Projesi Göz Ameliyatı Hidrodiseksiyon
Africa Cataract Project Eye surgery Hydrodissection
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.
This is a three-year-old orphan girl who had cataracts.
Bir kedide katarakt oluşumu ile birlikte ön lens çıkığı
Anterior lens luxation with cataract formation in a cat
Altı ay önce sağ gözümdeki katarakt için bir ameliyat geçirdim.
Six months ago I had an operation for the cataract in my right eye.
Niagara ama bir kum katarakt, senin bin kilometre seyahat istiyorsunuz?
Were Niagara but a cataract of sand, would you travel your thousand miles to see it?
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.
These are the lenses that replace those that are damaged by cataracts.
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.
People generate cataracts, so there's a whole set of things that can go wrong with the human eye.
yüksekliğindeki Danimarka Boğazı kataraktı gibi su altı şelaleleri listeye dahil değildir.
Underwater falls, such as the 3,505 m (11,499 ft) Denmark Strait cataract, are not included.