katarakt ile cümle

katarakt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Altı ay önce sağ gözümdeki katarakt için bir ameliyat geçirdim.Six months ago I had an operation for the cataract in my right eye.
Kataraktınız var mı?Do you have cataracts?
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.People generate cataracts, so there's a whole set of things that can go wrong with the human eye.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.This is a three-year-old orphan girl who had cataracts.
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.These are the lenses that replace those that are damaged by cataracts.
Niagara ama bir kum katarakt, senin bin kilometre seyahat istiyorsunuz?Were Niagara but a cataract of sand, would you travel your thousand miles to see it?
Katarakt ameliyatı geçirmişti.He'd had cataract surgery.
Afrika Katarakt Projesi Göz Ameliyatı HidrodiseksiyonAfrica Cataract Project Eye surgery Hydrodissection
yüksekliğindeki Danimarka Boğazı kataraktı gibi su altı şelaleleri listeye dahil değildir.Underwater falls, such as the 3,505 m (11,499 ft) Denmark Strait cataract, are not included.
Bir kedide katarakt oluşumu ile birlikte ön lens çıkığıAnterior lens luxation with cataract formation in a cat
Gözlerde katarakt oluşumuna neden olabilir.Sur les yeux, ils peuvent produire des cataractes.
Temmuz 1912 : Monet'in gözlerinde çifte katarakt bulunduğunun teşhis edilmesi.Juillet 1912 : diagnostic d’une double cataracte chez Monet.
Temmuz 1912 : Monet'in gözlerinde çifte katarakt bulunduğunun teşhis edilmesi.Julho de 1912: diagnóstico de cataratas a Monet.
Afrika’da katarakt hastası olup tedavi görebilenlerin oranı milyonda 500 kişidir.Podczas epidemii wirusa Ebola w Afryce Zachodniej, wyleczył około 100 pacjentów.
Monet, 1923'te katarakt sebebiyle iki kez ameliyat olmuştur.Katarak menjangkitinya sehingga harus menjalani dua kali operasi pada1923.
2017 itibarıyla 85 bin katarakt hastası ameliyat edilmiştir.2017年に四十肩になり治療をうけている。
Monet, 1923'te katarakt sebebiyle iki kez ameliyat olmuştur.През 1923 г. се подлага на две операции за отстраняване на катаракта.
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.Des cataractes apparaissent, alors voilà toute une gamme de choses imparfaites dans l"œil humain.
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.Es decir, todos sabemos que algunos somos míopes o hipermétropes.
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.백내장이 생기기도 합니다 이렇듯 굉장히 많은 것들이 인간의 눈에 문제를 발생시킬 수 있습니다
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.Lidé mají zákaly, takže existuje spousta věcí, které se mohou u lidského oka pokazit.
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.Mensen krijgen cataract, dus er is veel dat mis kan gaan met het menselijk oog.
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.Orang mempunyai katarak, jadi ada beberapa hal yang dapat menjadi salah dengan mata manusia.
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.Pessoas tem catarata, então, há todo um conjunto de coisas que podem dar errado em um olho humano.
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.В людей розвивається катаракта, тому існує цілий ряд проблемних речей, що стосується ока.
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.Някои хора имат перде на окото (катаракта). И след всичко казано, очевидно има толкова много дефекти на очите.
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.שיכולים להשתבש עם העין האנושית. אני לא משתמש בכך, כטיעון נגד. אני רק מראה
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.بعض الناس يتكون لديهم ماء العين, لذلك هنالك مجموعة من الاشياء التي يمكن ان تحدث بالخطاء لعين الانسان
Bazılarımızda da katarakt var, yani gözümüzde yanlış giden bazı şeyler de var.このように、色んな形で人間の目は悪くなる。 僕は生物学のすばらしさを信じているけど、
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.Acestea sunt lentilele care le inlocuiesc pe cele care sunt afectate de cataracta.
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.Ce sont les lentilles qui remplacent celles qui sont endommagées par la cataracte.
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.Das sind die Linsen, die diejenigen ersetzen, die durch grauen Star beschädigt worden sind.
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.Deze lenzen vervangen lenzen die door cataract zijn aangetast.
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.Estas son las lentillas que sustituyen a esas que son dañadas por cataratas.
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.Ezek azok a lencsék amelyek helyettesítik azokat amelyek a hályog által megsérültek.
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.이것이 바로 백내장에 의해 손상된 수정체를 교체해주는 인공 수정체죠.
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.Queste sono le lenti che rimpiazzano quelle danneggiate dalle cataratte.
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.Sú to šošovky, ktoré nahrádzajú šošovky poškodené šedým zákalom.
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.Това са лещи, заместващи онези, повредени от катаракти.
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.Это линзы, которые заменяют хрусталик глаза, поврежденный катарактой.
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.אלו העדשות שמחליפות את אלו שנפגמו על ידי קטרקט.
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.هذه العدسات ستستبدل تلك التي أتلفها مرض الماء الأبيض (مرض يصيب عدسة العين)
Bunlar katarakt tarafindan hasara ugratilan lenslerin yerine kullaniliyor.代わりに治療に使われます このブレイクスルーを達成できたのは
Büyükbabası yaşlı bir yargıç idi. Katarakt ameliyatı geçirmişti.Zijn grootvader was magistraat, een oudere man die voor cataract geopereerd was.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.A pupillája közepén látható fehér foltok a veleszületett szürke hályog, a szemlencse homályossága.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Belina v sredini njegovih zenic je prirojena siva mrena, torej motnost leče.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Die weißen Verfärbungen in der Mitte seiner Pupillen sind angeborene Katarakte, also Linsentrübungen.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Het wit dat je in het midden van de pupil ziet is aangeboren grauwe staar, ondoorzichtigheden in de lens dus.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.아이의 눈동자 가운데 부분에 보이는 하얀색은 선천적인 백내장입니다, 매우 불투명한 수정체죠.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Le macchie bianche che vedete nelle sue pupille sono cataratte congenite, opacità del cristallino.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Lo blanco que ven en el medio de sus pupilas son cataratas congénitas, que opacan los cristalinos.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.O branco que veem no meio das pupilas são cataratas congénitas, portanto, opacidades do cristalino.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Phần màu trắng bạn thấy chính giữa con ngươi ấy là đục thủy tinh thể, điểm mờ của đồng tử.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.To bílé, co vidíte ve středu jejich zorniček, jsou vrozené zákaly, tedy neprůhledné čočky.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Upławy, które widać na środku jego źrenic to wrodzona katarakta, czyli mętność soczewek.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Τα άσπρα που βλέπετε στο κέντρο της κόρης του είναι συγγενής καταρράκτης, θολερότητες του φακού.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Белые пятна в центре его зрачков - это врождённая катаракта, которая замутняет хрусталик глаза.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Білі плями в центрі його зіниць -- це вроджена катаракта, яка замутняє кришталик ока.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.Бялото, което виждате в средата на зениците му, са вродени катаракти, и оттам непрозрачност на лещата.
Gözbebekleri ortasındaki beyazlıklar doğumsal kataraktlar, yani göz merceğindeki opasiteler.הלבנים שאתם רואים במרכז האישונים שלו, הם קטרקטים מולדים, עכירויות של העדשה.

İlgili Sayfalar