kasıtsız
C2 seviye
TR → EN
"kasıtsız" kelimesinin İngilizcesi: inadvertent, undesigned. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelinadvertent
Genelundesigned
Tanım
•Isteyerek, bilerek yapılmayan, maksatsız
•İsteyerek, bilerek yapılmayan; maksatsız
Diğer Dillerde
Almancairrtümlich, unabsichtlich, unbeabsichtigt, versehentlich /ˈɪʁtyːmlɪç/
erroneous
çekim: karşılaştırma irrtümlicher · üstünlük am irrtümlichsten
eş: irrtümlicherweise, unabsichtlich, versehentlich
köken: Irrtum + -lich
aile: irrtümlicherweise
Sie ist so was wie versehentliches Geschichtenerzählen, eine uns allen angeborene Fähigkeit. — Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.
Fransızcainvolontaire /ɛ̃.vɔ.lɔ̃.tɛʁ/
involuntary
zıt: volontaire
köken: From in- + volontaire.
aile: involontairement
C'est une sorte de narration involontaire que nous savons tous faire en naissant. — Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.
homicide involontaire
İspanyolcainvoluntario /imbolunˈtaɾjo/
involuntary, unintentional
zıt: voluntario, consciente
köken: From Latin involuntārius.
aile: aborto involuntario, involuntariamente, involuntariedad
Además, la información de contexto necesita protegerse contra malos usos. — Kısacası, veri bütünlüğü bilgilere kasıtsız değişiklikleri önlemektir.
İtalyancainvolontario /in.vo.lonˈta.rjo/
unintentional, involuntary, unwilling
eş: casuale, accidentale, fortuito, non voluto, forzato, inconscio
zıt: volontario
aile: involontariamente
È un modo involontario di raccontare storie, che tutti sappiamo istintivamente fare. — Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.
Rusçaнеумышленный, непреднамеренный
Все эти люди - тоже феминисты и феминистки, даже если так себя не называют. — Elçiler bilmiyor olabilirler, fakat onlar, bugün dünyayı değiştirmekte olan kasıtsız feministler.
Felemenkçeonopzettelijk
accidental, inadvertent, unintentional
çekim: karşılaştırma onopzettelijker · üstünlük onopzettelijkst
köken: From on- (“un-”) + opzettelijk (“intentional”).
Het zijn een soort onbedoelde verhalen die ons aangeboren zijn. — Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.
Portekizceinadvertido /i.na.d͡ʒi.veʁˈt͡ʃi.du/
inadvertent (not aware of something)
köken: From in- + advertido.
É um tipo de narração involuntária que nós nascemos a saber fazer. — Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.
İsveççeoavsiktlig
unintentional
çekim: karşılaştırma mer oavsiktlig · üstünlük mest oavsiktlig
zıt: avsiktlig
köken: o- + avsiktlig. Cognate of German unabsichtlich.
De vet kanske inte om det men de är ouppmärksammade feminister som idag förändrar världen. — Elçiler bilmiyor olabilirler, fakat onlar, bugün dünyayı değiştirmekte olan kasıtsız feministler.
Fincetahaton /ˈtɑhɑton/
unintentional, unintended, involuntary, unplanned, inadvertent
çekim: karşılaştırma tahattomampi · üstünlük tahattomin
zıt: tahallinen
köken: taha- + -ton; for the stem, see tahansa.
aile: tahattomasti, tahattomuus
Rumenceaccidental, fârâ intenție, fârâ voie, nedorit /ak.t͡ʃi.denˈtal/
accidental
köken: Borrowed from French accidentel.
Dancautilsigtet
De ved det måske ikke, men de er utilsigtede feminister der ændrer verden i dag. — Elçiler bilmiyor olabilirler, fakat onlar, bugün dünyayı değiştirmekte olan kasıtsız feministler.
Norveççeutilsiktet
Bulgarcaнеумишлен
Някакво несъзнателно разказване на истории, което всички знаем как да правим още от раждането си. — Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.
İzlandacaóviljandi
Esperantosenvola
Örnek Cümleler
Kasıtsız öldürme
Manslaughter
Onlar onu kasıtsız öldürmeyle suçladı.
They accused him of manslaughter.
Allah sizi kasıtsız yeminlerinizden sorumlu tutmaz.
Allah hears everything you utter and knows everything.
Allah öfkesini kontrol edebilenleri sever ve kasıtsız ihmali affeder.
God loves those who can control their anger and forgive unintentional negligence.
Kısacası, veri bütünlüğü bilgilere kasıtsız değişiklikleri önlemektir.
In short, data integrity aims to prevent unintentional changes to information.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.
It's a kind of unintentional storytelling that we are all born knowing how to do.
Allah sizi, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerinizden sorumlu tutmaz.
God does not punish you but for what you swear in earnest.
Kasıtsız adam öldürmenin cezası normalde öldürmenin cezasından daha azdır.
The penalty for manslaughter is normally less than the penalty for murder.
Eğer unuttuk veya kasıtsız olarak yanlış yaptıysak bundan dolayı bizi sorumlu tutma!
Punish us not if we forget or fall into error, our Lord!
Yangının daha sonrasında şehrin tamamına yayılmanın ise kasıtsız olduğu düşünülüyor.
That the fire then spread all over the city appears to have been unintended.
Allah sizi, yeminlerinizdeki lağv(kasıtsız olarak yaptığınız yeminler)den ötürü sorumlu tutmaz.
God does not punish you but for what you swear in earnest.
Eğer unuttuk veya kasıtsız olarak yanlış yaptıysak bundan dolayı bizi sorumlu tutma! Ya Rabbenâ!
Punish us not, O Lord, if we fail to remember or lapse into error.