kıdem

noun
TR → EN
"kıdem" kelimesinin İngilizcesi: priority. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelprioritynoun

Görsel

Çalışma odasında evrak tutan gri saçlı kıdemli kadın profesyonel portresi

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kıdemi
Çoğul (-ler)kıdemler

Tanım

•Bir görevde geçirilen süre
•Bir görevde rütbece eskilik

Diğer Dillerde

Almancagrößere Wichtigkeit, Priorität, Vorrang, Vorrangigkeit (dişil) /pʁioʁiˈtɛːt/
priority
çekim: çoğul Prioritäten · tamlayan Prioritäten
köken: Borrowed from French priorité.
Eines ist Dienstalter. — Birincisi kıdem.
Fransızcapriorité (dişil) /pʁi.jɔ.ʁi.te/
priority · right of way
çekim: çoğul priorités
köken: Borrowed from Medieval Latin prioritātem, derived from Latin prior.
aile: priorité à droite, priorité de droite
L'ancienneté : votre paye augmente, vous préparez votre retraite. — Birincisi kıdem.
İspanyolcaprioridad (dişil) /pɾjoɾiˈdad/
priority · right of way
çekim: çoğul prioridades
köken: From Medieval Latin prioritātem.
Una es la experiencia. — Birincisi kıdem.
İtalyancapriorità (dişil) /prjo.riˈta/
priority · triage
eş: precedenza, anteriorità, antecedenza, prelazione, preminenza, necessità
köken: Borrowed from Medieval Latin priōritātem.
aile: prioritario
Una é l'anzianità. — Birincisi kıdem.
Rusçaстаж (работы)
Первая - это стаж. — Birincisi kıdem.
Arapçaأَوْلَوِيَّة, أَوَّلَِيَّة
الأول هو الأقدمية. — Birincisi kıdem.
Farsçaاُولَویَّت
Azericebirincilik, prioritet
The state of being first; primacy.
çekim: çoğul birinciliklər · tamlayan birinciliyin
köken: From birinci + -lik.
Kazakçaбасымдық
Özbekçebirinchilik
Felemenkçeprioriteit, voorrang (dişil)
priority
çekim: çoğul prioriteiten
köken: From Old French priorité, from Latin prioritas.
aile: prio, prioriteren
De ene is senioriteit. — Birincisi kıdem.
Portekizceprioridade, prioridades (dişil) /pɾi.o.ɾiˈda.d͡ʒi/
priority
çekim: çoğul prioridades
köken: Learned borrowing from Medieval Latin prioritātem.
Uma é a experiência. — Birincisi kıdem.
Yunancaπροτεραιότητα (dişil) /pɾo.te.ɾeˈo.ti.ta/
priority (the quality of being earlier or coming first compared to another thing; the state of being prior) · priority, right of way (the right to pass first) · priority (an item's relative importance)
çekim: çoğul προτεραιότητες · tamlayan προτεραιότητας
köken: Learnedly from Ancient Greek προτεραῖος (proteraîos) + -ότητα (-ótita), a calque of French priorité.
Το ένα είναι τα χρόνια προϋπηρεσίας. — Birincisi kıdem.
Japonca優先, 優先権 /jɯ̟ːsẽ̞ɴ/
priority
çekim: geçmiş 優先した
zıt: 劣後
これは、年と共に給与が上がり、年金に付与させることができることから来ています。 — Birincisi kıdem.
Korece우선, 우선권 /usʰʌ̹n/
first, foremost
eş: 위선
köken: Sino-Korean word from 于先, from 于 (“particle”) + 先 (“preceding”)
첫번째는 경력입니다. — Birincisi kıdem.
İsveççefokus, företräde, förtur, prioritering (nötr) /ˈfuːkɵs/
a focus
çekim: tamlayan fokusets
Du är Sunbae nu. — Artık sen de Kıdemli oldun.
Lehçepriorytet (eril) /prjɔˈrɘ.tɛt/
priority (quality of being earlier or coming first compared to another thing) · priority (goal of a person or an organisation)
çekim: çoğul priorytety · tamlayan priorytetu
eş: pierwszeństwo, prymat
köken: Borrowed from German Priorität, from French priorité, from Medieval Latin prioritās.
aile: priorytetowy
Jedną jest staż pracy. — Birincisi kıdem.
Ukraynacaпріорите́т
Чому я не запитав головного лікаря? — Kıdemlime neden sormadım?
priority
çekim: çoğul अग्रिमताएँ
köken: From अग्रिम (agrim) + -ता (-tā).
priority
çekim: çoğul prioriteetit · tamlayan prioriteetin
köken: Internationalism (see English priority), ultimately from Latin prioritas. Contains the suffix -iteetti.
aile: prioriteettijono
Paras mies presidentiksi! — En kıdemli kişi cumhurbaşkanıdır.
Çekçepriorita (dişil) /ˈprɪjorɪta/
priority (importance) · priority (goal)
çekim: çoğul priority · tamlayan priority
aile: prioritní
První jsou roky zkušeností. — Birincisi kıdem.
Rumenceîntâietate, prioritate (dişil) /ɨntɨjeˈtate/
priority
çekim: çoğul întâietăți · tamlayan întâietăți
köken: From întâi + -ătate.
Unul este vechimea. — Birincisi kıdem.
Macarcaelsőbbség /ˈɛlʃøːpʃeːɡ/
precedence, priority · right of way
çekim: çoğul elsőbbségek
köken: elsőbb + -ség
aile: elsőbbségadás
Mélt., főtiszt. — Tribunus: Kıdemli memur.
Endonezceprioritas /prioˈritas/
priority
çekim: çoğul prioritas-prioritas
köken: Affixed *prior + -itas, learned borrowing from Medieval Latin prioritās. Displaced earlier loanword prioritet.
aile: memprioritaskan, prioritas mutlak
Pertama adalah senioritas. — Birincisi kıdem.
Vietnamcasự ưu tiên
Thứ nhất là thâm niên. — Birincisi kıdem.
Slovenceprednost
Nižji čin je stotnik in višji podpolkovnik. — Komutanı Yüzbaşı ya da Kıdemli Üsteğmen'dir.
Litvancaprioritetas
Kiti penki tribūnai tribuni angusticlavii ('siaurajuostis tribūnas') buvo kiek žemesnio rango. — Tribuni angusticlavii, Dar Kuşaklı Tribün: Her lejyonda beş adet daha kıdemsiz tribün bulunurdu.
Letoncaprioritāte

Etimoloji

From Ottoman Turkish قدم (kıdem), from Arabic قِدَم (qidam).

Örnek Cümleler

Kıdemin var.
You've got seniority.
O bir kıdemli.
He's a senior.
Ben kıdemliyim.
I'm a senior.
Tom bir kıdemli.
Tom is a senior.
Birincisi kıdem.
One is seniority.
Tom'un kıdemi var.
Tom has seniority.
Tom'un kıdemi yok.
Tom doesn't have seniority.
Benim kıdemim yok.
I don't have seniority.
Sami kıdemli değildi.
Sami wasn't a senior.
Tom kıdemli bir üyedir.
Tom is a senior member.
O kıdemli bir elemandır.
He's an old timer.
Kıdemlime neden sormadım?
Why didn't I ask my attending?
kıdem ile daha fazla örnek cümle →