iddianame

noun
TR → EN
"iddianame" kelimesinin İngilizcesi: indictment, indictment, indictment. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelindictment
Genelindictment
Genelindictment

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)iddianameyi
Yönelme (-e)iddianameye
Bulunma (-de)iddianamede
Çıkma (-den)iddianameden
Tamlayan (-in)iddianamenin
Çoğul (-ler)iddianameler

Tanım

•isim, hukuk: Savcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve iddialarını içinde topladığı, mahkemede okunan yazı; savca

Diğer Dillerde

AlmancaAnklage, Anklageschrift, Beschuldigung, Beweis für das Versagen (dişil)
charge · accusation
çekim: çoğul Anklagen · tamlayan Anklagen
eş: Klage, Anschuldigung, Beschuldigung
köken: From Middle High German aneklage, from Old High German klaga. Compare Old Saxon klagon, Yiddish אָנקלאָג (onklog).
aile: Anklagebank, Anklagebehörde, Anklageschrift, Anklagevertreter
Während der Urteilsverkündung war keiner der Angeklagten im Gericht anwesend. — İddianame kabul edildiğinde davada tutuklu sanık yoktu.
Fransızcaacte d'accusation, inculpation, mise en examen (eril) /ak.t(ə) d‿a.ky.za.sjɔ̃/
bill of indictment (official legal document outlining the charges)
çekim: çoğul actes d'accusation
Ils ont déposé une mise en accusation distincte pour ajouter de nouvelles charges. — Ayrý bir iddianame ile daha fazla suçlama yönelttiler.
la lecture de l'acte d'accusation
İspanyolcaacusación, escrito de acusación, formulación de cargos (dişil) /akusaˈθjon/
accusation
çekim: çoğul acusaciones
köken: Borrowed from Latin accūsātiōnem.
Sus familiares pusieron otras tres denuncias en la misma procuraduría. — Hakkındaki suçlamalar davanın üçüncü iddianamesinde yer aldı.
İtalyancaatto d’accusa
Come giudice della Corte è stato relatore di 39 sentenze. — Davanın iddianamesinde 49 ların lideri olarak yargılanmıştır.
Rusçaобвинительное заключение
Они подали отдельный обвинительный акт, чтобы добавить больше обвинений, — Ayrý bir iddianame ile daha fazla suçlama yönelttiler.
Felemenkçeakte van beschuldiging, beschuldiging (dişil) /bəˈsxʏl.də.ɣɪŋ/
accusation · accusation, charge
çekim: çoğul beschuldigingen
köken: From beschuldigen + -ing.
aile: tegenbeschuldiging
28 juli 2005 - KDE 3.4.2 uitgegeven. — 10 Kasım 2008 - 2455 sayfalık iddianamenin okunması bitirilmiştir.
Portekizceindiciamento (eril) /ĩ.d͡ʒi.si.aˈmẽ.tu/
indictment
çekim: çoğul indiciamentos
eş: indiciação
O Dia, 11 de dezembro de 2008 «Minha dor não sai no jornal». — Erişim tarihi: 9 Kasım 2008. ^ "'Darbe günlükleri' iddianamede yok".
Japonca起訴 /kʲiso̞/
prosecution
çekim: geçmiş 起訴した
そしてなぜこの行為がこれら多くの連邦犯罪を構成し、 — Ayrý bir iddianame ile daha fazla suçlama yönelttiler.
Korece기소 /kisʰo̞/
prosecution, indictment
köken: Sino-Korean word from 起訴 (“prosecution, indictment”)
원숭이 재판으로 알려진 이 재판에서 존 스콥스는 벌금형을 선고 받았다. — Oturum başladığında savcı John Cook iddianameyi okumak için ayağa kalktı.
İsveççeanklagelse /anˈklɑːɡɛlsɛ/
accusation, allegation, charge
çekim: çoğul anklagelser · tamlayan anklagelses
köken: anklaga + -else (“accuse”).
pismo procesowe oskarżyciela zawierające żądanie ukarania przez sąd sprawcy czynu zabronionego
Wyrok ogłoszono 25 kwietnia 1988 roku. — Davanın iddianamesi 25 Temmuz 2008'de kabul edildi.
Hintçeअभियोग (eril) /ə.bʱɪ.joːɡ/
accusation, allegation, charge
çekim: çoğul अभियोगों
köken: Learned borrowing from Sanskrit अभियोग (abhiyoga).
aile: महाभियोग
Fincesyyte, syytekirjelmä, syytös /ˈsyːteˣ/
charge, accusation, indictment
çekim: çoğul syytteet · tamlayan syytteen
köken: syyttää (“to accuse, charge, indict”) + -e. Coined by Finnish physician and philologist Elias Lönnrot in 1851.
aile: lisäsyyte, rikossyyte, syyteaineisto, syyteharkinta, syytekirjelmä, syytekohta, syytekysymys, syyteneuvottelu, syyteoikeus, syyteperuste
Selvisi, että 136 poliisia epäillään urkinnasta. — İddianamede 196 askeri personel şüpheli olarak yer aldı.
asettaa syytteeseen
luopua syytteestä
vapauttaa syytteestä
Çekçeobvinění, obžaloba, žaloba (nötr) /ˈobvɪɲɛɲiː/
verbal noun of obvinit · accusation, charge
çekim: çoğul obviněním
eş: nařknutí, nařčení
köken: From obvinit + -ení.
18. března 2008 neuspěl u advokátní zkoušky. — 18 Mart 2008 İddianame mahkeme üyelerine verildi.
Macarcagyanúsítás, megvádolás, vád, vád alá helyezés, vádemelés, vádirat /ˈvaːd/
charge, accusation, allegation · prosecution (the prosecuting party)
çekim: çoğul vádak
köken: Back-formation from vádol.
aile: vádaskodik, ejti a vádat, vádat emel
Az Isztambuli Ügyészség viszont ejtette a vádat. — İstanbul Sıkıyönetim Savcılığı, iddianameyi hazırlayarak mahkemeye sundu.
Latincecrīmen
Dancaanklage, tiltale (nötr)
an accusation (declaration of fault or blame) · a indictment, charge (in court)
çekim: çoğul anklager · tamlayan anklages
köken: an + klage (“complaint”), from German Anklage.
aile: anklager
Den mistænkte gerningsmand er blevet sigtet for seks mord. — İddianame, insanlığa karşı altı belirli suçtan oluşuyordu.
Norveççetilltale
Endonezcedakwaan /daʔˈwaan/
indictment: An official formal accusation for a criminal offense, or the process by which it is brought to a jury
çekim: çoğul dakwaan-dakwaan
köken: Affixed dakwa + -an. Semantic loan from Dutch beschuldiging.
aile: dakwaan alternatif, dakwaan kumulatif, dakwaan primer, dakwaan rancu, dakwaan subsider
Bulgarcaобвини́телен акт
Минават месеци, докато приятелите и семейството на Арън очакват предявяването на обвинителния акт. — Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.
Slovakçaobvinenie
Už však Ashove rozkazy prestal poslúchať. — Fakat, Kayasu'nun iddianamesi kabul edilmedi.
Galceditiad (eril)
indictment
çekim: çoğul ditiadau
köken: From ditio (“to indict”) + -ad.
Tagalogcasakdal /sakˈdal/
accusation
aile: basahan ng sakdal, hinakdal, ipagsakdal, isakdal, magsakdal, magsakdalan, mapasakdal, masakdal, pagbasa ng sakdal, pagsasakdal
Malaycaindikmen
Makedoncaобвинителен акт
Faroeceákæra

Etimoloji

From Ottoman Turkish ادعانامه (iddianame), equivalent to iddia + -name.

Örnek Cümleler

"Poyrazköy iddianamesi kabul edildi".
"Počivalšek is confirmed".
İlk iddianameler 2010 yılında yayınlandı.
The first indictments were issued in 2010.[citation needed]
BM yargıçlarından yeni Karaciç iddianamesi
UN judges endorse new Karadzic indictment
Fakat, Kayasu'nun iddianamesi kabul edilmedi.
However, Hays's claim was not forgotten.
Davaların çoğunda iddianameler hala bekliyor.
In most cases, indictments are still pending.
İddianameden sonra, Gotovina ortadan kayboldu.
Following the indictment, Gotovina goes into hiding.
İddianamede iki adet soykırım suçlaması bulunuyor.
It includes two charges of genocide.
Zanlı hakkındaki iddianame 2005 yılında yayınlandı.
The indictment against him was unsealed in 2005.
BH iddianamesinde en büyük suç olan soykırım da vardı.
The BiH indictment included the gravest charge of genocide.
İddianamede 84 şüpheli aleyhinde suçlamalar yer alıyor.
The indictment covers charges against 84 suspects.
Slovenya eski JNA subayları hakkında iddianame hazırladı
Slovenia files indictment against former JNA officers
İddianame, bu tarihten kısa bir süre sonra yayınlanmıştı.
Soon after, the indictment was unsealed.
iddianame ile daha fazla örnek cümle →