Ana içeriğe geç
Sözlük
/
hassaslık

hassaslık

TR → EN
"hassaslık" kelimesinin İngilizcesi: nicety, fragility, susceptibility. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelnicety
Genelfragility
Genelsusceptibility

Tanım

•Duyarlık
•Duyum ve duyguları algılayabilme yeteneği, içtenlik

Diğer Dillerde

Almancaempfindlichkeit (dişil) /ɛmˈp͡fɪntlɪçkaɪ̯t/
sensitivity, sensibility · speed (of film)
çekim: çoğul Empfindlichkeiten · tamlayan Empfindlichkeiten
köken: From empfindlich + -keit.
Genauigkeit ist wichtig. — Hassaslık önemli.
Fransızcadélicatesse, fragilité, subtilité (dişil) /de.li.ka.tɛs/
delicacy; delicateness
çekim: çoğul délicatesses
köken: From Middle French delicatesse, equivalent to délicat + -esse, probably modelled on Italian delicatezza.
aile: en délicatesse
Il est important d'être précis. — Hassaslık önemli.
İspanyolcafragilidad (dişil) /fɾaxiliˈdad/
fragility
çekim: çoğul fragilidades
köken: Borrowed from Latin fragilitātem.
Es importante ser preciso. — Hassaslık önemli.
İtalyancafragilità (dişil) /fra.d͡ʒi.liˈta/
fragility · delicacy · brittleness
eş: suscettibilità, debolezza
köken: Borrowed from Latin fragilitātem.
È importante essere precisi. — Hassaslık önemli.
Rusçaчувствительность (dişil) /t͡ɕʊstˈvʲitʲɪlʲnəsʲtʲ/
sensitivity
çekim: çoğul чувстви́тельности · tamlayan чувстви́тельности
eş: ощутимость, восприимчивость
köken: чувстви́тельный (čuvstvítelʹnyj) + -ость (-ostʹ)
Важно соблюдать точность. — Hassaslık önemli.
Felemenkçebroosheid (dişil) /ˈbroːs.ɦɛi̯t/
fragility
çekim: çoğul broosheden
eş: teerheid, sterfelijkheid, kwetsbaarheid, fragiliteit, vergankelijkheid, zwakte
köken: From Middle Dutch brooscheit. Equivalent to broos + -heid.
Het is belangrijk om accuraat te zijn. — Hassaslık önemli.
Portekizcefragilidade (dişil) /fɾa.ʒi.liˈda.d͡ʒi/
fragility
çekim: çoğul fragilidades
köken: Borrowed from Latin fragilitātem.
É importante ser preciso. — Hassaslık önemli.
Japonca微妙 /bʲimʲo̞ː/
subtle · delicate · lackluster
黒い点をめがけて — Hassaslık önemli.
認識がないというのと、記憶がありません、微妙に違いますよね、ニュアンスが。
fragility
çekim: çoğul ömtåligheter · tamlayan ömtålighets
köken: From ömtålig + -het.
Exponeringstid och känslighet: — Pozlandırma/ Hassaslık:
Ukraynacaкри́хкість, ла́мкість
Усі рухи мають бути точні. — Hassaslık önemli.
Hintçeभंगुरता (dişil) /bʱəŋ.ɡʊɾ.t̪ɑː/
brittleness, fragility · transience · perishability
çekim: çoğul भंगुरताएँ
köken: Borrowed from Sanskrit भङ्गुरता (bhaṅguratā), equal to भंगुर (bhaṅgur) + -ता (-tā).
Fincehauraus, heikkous /ˈhɑu̯rɑus/
fragility, brittleness, frailty
çekim: çoğul hauraudet · tamlayan haurauden
köken: hauras + -uus
aile: haurausmurtuma, hauraus-raihnausoireyhtymä
Valotusaika/ herkkyys: — Pozlandırma/ Hassaslık:
Çekçedetail, finesa, jemnost, jemnůstka, křehkost, přesnost (eril) /ˈdɛtaɪl/
detail
çekim: çoğul detaily · tamlayan detailu
eş: drobnost
Je důležité být přesný. — Hassaslık önemli.
Latincefragilitās
Dancaskrøbelighed
fragility
çekim: çoğul skrøbeligheder · tamlayan skrøbeligheds
köken: From skrøbelig + -hed.
Eksponering/ Følsomhed: — Pozlandırma/ Hassaslık:
Bulgarcaделикатност, изтънченост, слабост, трошливост, чупливост (dişil) /ˈsɫabost/
weakness, feebleness, frailty
çekim: çoğul сла́бости
köken: Etymology tree Proto-Slavic *slabostь Old Church Slavonic слабость (slabostĭ) Bulgarian слабост Inherited from Old Church Slavonic слабость (slabostĭ), from Proto-Slavic *slabostь. By surface analysis, слаб (slab) + -ост (-ost).
Важно е да бъдете точни. — Hassaslık önemli.
Katalancafragilitat (dişil) /fɾə.ʒi.liˈtat/
fragility
köken: Borrowed from Latin fragilitātem.
Galiçyacafraxilidade (dişil)
fragility
çekim: çoğul fraxilidades
köken: Learned borrowing from Latin fragilitās.
İrlandacabeaichte, cruinneas, laige, leochaileacht, sobhristeacht (dişil) /ˈbʲaxtʲiː/
precision, preciseness
çekim: tamlayan na beaichte
köken: From Middle Irish bechta. By surface analysis, beacht + -e.
Malaycakerapuhan

Örnek Cümleler

Hassaslık önemli.
It's important to be accurate.
Pozlandırma/ Hassaslık:
Exposure/ Sensitivity:
Bir depresif epizod kendi kendine hassaslık faktörüdür.
A depressive episode by itself is a vulnerability factor.
Almanya'daki sigara karşıtı bu hassaslık 20. yüzyılın başlangıcında ortaya çıktı.
Anti-tobacco sentiment existed in Germany in the early 20th century.
Televizyon kamerasının ilk prototipleri oldukça başarısız ve hassaslıktan yoksundu.
Early prototype television cameras lacked sensitivity.
Görüntü çekerken kullanılan kamera pozlama ve hassaslık ayarını göstermek için bu seçeneği kullanın.
Set this option to display the camera exposure and sensitivity used to take the image.
hassaslık ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod