Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bornoz

bornoz

C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"bornoz" kelimesinin İngilizcesi: robe. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelrobe

Görsel

Kırmızı şarap bardağıyla otelde bornozlu adamLüks Siyah Kadife Bornoz ve Çevresindeki Büyüleyici Elektrik IşıltısıSiyah Şal Yaka Pelüş Bornoz, Kuşak Detaylı Lüks Ev Giyimi Ürün ÇekimiHavlulu Bornozlu Sevimli 3D Animasyon Karakteri Sıcak Bir Gülümseme Sunuyor

Tanım

isim: Banyodan çıkarken kurulanmak için kullanılan, kollu, önden açık, havludan yapılmış giyecek
Kuzey Afrika'da Berberilerin giydikleri başlıklı, geniş, kısa kollu bir üstlük

Diğer Dillerde

AlmancaRobe (dişil)
a long, formal dress worn only on special occasions · a judicial or (in other cultures) academic robe
çekim: çoğul Roben · tamlayan Roben
eş: Abendkleid, Abendrobe, Ballkleid, Galarobe, Talar
köken: Borrowed from French robe.
Kemp hat einige Ausrufezeichen in einem Unterton.O bir gardırop için yürüdü ve bir bornoz üretti pis kızıl.
Fransızcarobe (dişil) /ʁɔb/
dress, frock · fur, coat (of an animal) · wine's colour
çekim: çoğul robes
eş: toge, panse, corps
köken: Inherited from Old French, from Proto-Germanic *raubō (“booty”), later "stolen clothing".
aile: noblesse de robe, robe à tournure, robe de chambre, robe de mariée, robe de nuit, robe de soirée
Kemp a fait quelque exclamation à voix basse.O bir gardırop için yürüdü ve bir bornoz üretti pis kızıl.
Ce cheval a une robe isabelle.
dressing gown, robe · lab coat · smock
çekim: çoğul batas
eş: delantal, guardapolvo, túnica
köken: Borrowed from French ouate.
aile: bata de baño, bata de cola, bata de maternidad, batero, batón
Kemp hizo alguna exclamación en voz baja.O bir gardırop için yürüdü ve bir bornoz üretti pis kızıl.
İtalyancaabito, toga, veste (eril) /ˈa.bi.to/
garment · dress (of a woman) · suit (of a man)
çekim: çoğul abiti
eş: abbigliamento, mise, toilette, veste, vestito, divisa
köken: Borrowed from Latin habitus (“habit, appearance”), a noun based on habeō (“have”).
Kemp fatto qualche esclamazione a bassa voce.O bir gardırop için yürüdü ve bir bornoz üretti pis kızıl.
Venian ver’ noi, e ciascuna gridava: «Sòstati tu ch’a l’abito ne sembri essere alcun di nostra terra prava».
Rusçaбанный халат, бурнус (eril) /bʊrˈnus/
burnoose
çekim: çoğul бурну́сы · tamlayan бурну́са
Кемп сделал несколько восклицательных вполголоса.O bir gardırop için yürüdü ve bir bornoz üretti pis kızıl.
Спра́ва от меня́ стоя́ла стару́ха в бурну́се и ста́рой чёрной шля́пе с стекля́русом.
Felemenkçekleed (nötr) /kleːt/
cloth · long cloth garment, notably: · female dress
çekim: çoğul kleden
eş: gewaad, jurk, kleren, kledij, kleding
köken: From Middle Dutch clêet, from Old Dutch clēth, from Proto-Germanic *klaiþą. Cognate with German Kleid, Luxembourgish Kleed, English cloth.
aile: kleden, tafelkleed, vloerkleed, bovenkleed, onderkleed, trouwkleed, eclipskleed, prachtkleed, rustkleed, verenkleed
Kemp heeft enkele uitroeptekens in een ondertoon.O bir gardırop için yürüdü ve bir bornoz üretti pis kızıl.
Portekizcemanto (eril) /ˈmɐ̃.tu/
cloak (long outer garment worn over the shoulders covering the back) · mantle (body wall of a mollusc) · mantle (layer between the Earth’s core and crust)
çekim: çoğul mantos
köken: From Late Latin mantum.
Kemp fez algumas de exclamação em voz baixa.O bir gardırop için yürüdü ve bir bornoz üretti pis kızıl.
İsveççedräkt, rock, skrud /drɛkt/
clothing, costume, dress · outer form · suit, jacket, skirt
çekim: çoğul dräkter · tamlayan dräkts
aile: baddräkt, byxdräkt, dräktjacka, folkdräkt, rymddräkt, afdräkt, andedräkt, notdräkt, utdräkt, vinterdräkt
Kemp gjorde några utropstecken i en underton.O bir gardırop için yürüdü ve bir bornoz üretti pis kızıl.
Lehçeszata (dişil) /ˈʂa.ta/
vestment, robe, gown
çekim: çoğul szaty · tamlayan szaty
eş: strój, ubiór, ubranie, odzienie, odzież, okrycie
köken: Inherited from Proto-Slavic *šata, *šatъ, from Proto-West Germanic *hāt.
aile: szatnia
Kempa dokonała kilku wykrzyknik półgłosem.O bir gardırop için yürüdü ve bir bornoz üretti pis kızıl.
Fincekaapu /ˈkɑːpu/
gown, cloak, habit, frock
çekim: çoğul kaavut · tamlayan kaavun
köken: Borrowed from Old Swedish kāpa (compare modern Swedish kåpa and Icelandic kápa).
aile: kastekaapu, munkinkaapu, nunnankaapu, papinkaapu
Kemp teki muutamia huudahdus hiljaa.O bir gardırop için yürüdü ve bir bornoz üretti pis kızıl.
Rumencehalat (nötr) /haˈlat/
robe, gown, white coat · dressing gown, bathrobe
çekim: çoğul halate · tamlayan halatului
köken: Borrowed from Bulgarian халат (halat, “dressing gown, morning gown”) or Russian хала́т (xalát, “dressing gown; robe”).
aile: halat de baie
Kemp a făcut unele de exclamare într-un surdina.O bir gardırop için yürüdü ve bir bornoz üretti pis kızıl.
Macarcaköntös, köpeny /ˈkøntøʃ/
robe, gown (a long loose outer garment) · bathrobe, dressing gown · facade, front, pretext, guise, excuse, cover, pretence (a deceptive or insincere outward appearance)
çekim: çoğul köntösök
aile: köntösű, hálóköntös
Kemp néhány felkiáltójel egy felhangot.O bir gardırop için yürüdü ve bir bornoz üretti pis kızıl.
fejedelmi köntös
İbraniceחלוק (eril) /ħɔ.ˈluq/
Divided, disunited.
çekim: çoğul חֲלוּקִים
נופים שונים ומשונים. פעם אחת הוא ראה אדם בחלוק רחצה מעשן מקטרת, והבין שזה הוא עצמו.Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.
A rectangular piece of cloth worn by ladies in Ancient Rome and fastened with brooches.
çekim: çoğul pallae · tamlayan pallae
köken: From Proto-Italic *palasā, from Proto-Indo-European *pĺ̥h₂seh₂, cognate to Hittite 𒉺𒆷𒄴𒊭𒀸 (pa-la-aḫ-ša-aš, “female garment”). This etymology was originally proposed by Stefan Höfler and is accepted as convincing by Blanca María Prósper. No etymology is decided on by De Vaan, who floats possibilities like Proto-Indo-European *pel- (“to cover, wrap; skin, hide; cloth”) (akin to pellis (“hide,…
Dancakåbe
a robe; a loose-fitting garment
köken: From Old Norse kápa, from Latin capa. Doublet of kappe (“cape, cloak”) (via German).
Ved én lejlighed så han en mand i badekåbe, der røg pibe, og indså, det var ham selv.Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.
Bulgarcaроба (dişil) /ˈrɔbɐ/
robe, frock, mantle, coat (rugged variant without sleeves) · dressing gown, cape (light variant with sleeves)
çekim: çoğul ро́би
köken: Ultimately from French robe (most likely via Ottoman Turkish روبا (roba)), of Frankish origin.
На първо място икономическата ситуация сегае различна отпреди една година.Bornozunla uyuyup kalmýţsýn ođlum. Üstünü örteyim dedim.
dress
çekim: çoğul kleidid · tamlayan kleidi
köken: From German Kleid.
Taycaเสื้อคลุม /sɯa̯˥˩.kʰlum˧/
loose outer garment: gown, robe, cloak, coat, etc.
köken: เสื้อ (sʉ̂ʉa, “top: upper garment”) + คลุม (klum, “to cover”).
Katalancahàbit (eril) /ˈa.bit/
habit (clerical garb) · habit, custom
çekim: çoğul hàbits
köken: Borrowed from Latin habitus.
aile: penjar els hàbits
İrlandacagúna, róba (eril) /ˈɡuːn̪ˠə/
gown, (woman's) dress, frock · robe, gown
çekim: çoğul gúnaí · tamlayan gúnaí
köken: From Middle Irish gúna (“gown; outer tunic or dress”), borrowed from Anglo-Norman gune, goune (“fur-trimmed coat, pelisse”), from Old French goune, from Late Latin gunna (“leather garment, a fur”). Cognate with Manx gooyn, English gown.
aile: fo-ghúna, gúna breithimh, gúna damhsa, gúna oíche, gúna ollaimh, gúna pósta, gúna tí, gúna tráthnóna, gúnadóir
Malaycajubah
Esperantorobo /ˈrobo/
dress (woman's garment)
çekim: çoğul roboj
köken: From French robe. Doublet of rabi.

Örnek Cümleler

Bornozumu ver.
Give me my robe.
Tom bir bornoz aldı.
Tom bought a bathrobe.
Tom bir bornoz giyiyor.
Tom is wearing a bathrobe.
Yeşil bir bornoz giyiyor.
She is wearing a green robe.
Neden sen bornozunun içindesin?
Why are you in your bathrobe?
Tom bir bornoz giyerek odaya geldi.
Tom came into the room wearing a bathrobe.
Bazı insanlar bornozlarıyla uyuyorlar.
Some people sleep in their bathrobes.
Neden benim kedi, bornozuma saldırıyor?
Why is my cat attacking my bathrobe?
Bir bornozum var, ama nadiren giyiyorum.
I have a bathrobe, but I seldom wear it.
Mary bir bornoz giyerek oturma odasına geldi.
Mary came into the living room wearing a bathrobe.
O bir gardırop için yürüdü ve bir bornoz üretti pis kızıl.
Kemp made some exclamation in an undertone.
Solanum albornozii, Solanaceae familyasından bir bitki türüdür.
Solanum albornozii is a species of plant in the family Solanaceae.
bornoz ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod