büyükanne

/by.jy.kanˈne/
noun
B1 seviye
TR → EN
"büyükanne" kelimesinin İngilizcesi: grandmother, gran, grandmother, granny. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgrandmothernoun
Genelgran
Genelgrandmother
Genelgranny

Görsel

Büyükanne ve Torunu Yılbaşı Mutfağında Birlikte Kurabiye YapıyorYılbaşında büyükanne ve torun mutfakta birlikte hamur yoğuruyorKırmızı Şapkalı Büyükanne ve Torununun Yılbaşı Mutfak MutluluğuBüyükanne ve Torunu Yılbaşı Mutfağında Birlikte Tatlı Hazırlıyor

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)büyükanneyi
Yönelme (-e)büyükanneye
Bulunma (-de)büyükannede
Çıkma (-den)büyükanneden
Tamlayan (-in)büyükannenin
Çoğul (-ler)büyükanneler

Tanım

•isim: nine

Diğer Dillerde

Almancagrossmutter, Großmutter (dişil)
Switzerland and Liechtenstein standard spelling of Großmutter
çekim: çoğul Grossmütter · tamlayan Grossmütter
Das ist Oma. — İşte büyükannen.
Fransızcaaïeule, grand mère, Grand-mère, aïeule (dişil) /a.jœl/
grandmother · foremother, ancestress
çekim: çoğul aïeules
eş: grand-maman, grand-mère, mamie, mamy, mémé, mémère
köken: Inherited from Late Latin aviola, diminutive from Latin avia. Feminine counterpart to aïeul.
C'est mamie. — İşte büyükannen.
İspanyolcaabue, abuela, abuelita, yaya (eril/dişil) /ˈabwe/
grandparent
çekim: çoğul abues
köken: From clipping of abuelo (“grandfather”) and clipping of abuela (“grandmother”).
Abuelo, abuela: — Dede, Büyükanne:
İtalyancanonna (dişil) /ˈnɔn.na/
grandmother, granny
çekim: çoğul nonne
eş: donna anziana, vecchia signora
köken: From Late Latin nonna.
aile: bisnonna, trisnonna
Nonno, Nonna: — Dede, Büyükanne:
Rusçaбабушка (dişil) /ˈbabʊʂkə/
grandmother, grandma, granny · old lady · Gandhi's breakfast, eighty in the lotto game
çekim: çoğul ба́бушки · tamlayan ба́бушки
eş: прародительница, бабка, бабуля, старушка, старуха, бабулька
köken: Inherited from Proto-Slavic *babušьka. By surface analysis, ба́ба (bába) + -ушка (-uška).
aile: Phrases, ба́бушка на́двое сказа́ла
Это моя бабушка. — Kendisi büyükannem.
расскажи́ э́то свое́й ба́бушке
По́сле обе́да ба́бушка, зимо́й, си́дя у ками́на, ча́сто заду́мчиво молча́ла, когда́ была́ одна́.
Arapçaتِيتَة, جَدَّة, جِدَّة
جدي، جدتي — Dede, Büyükanne:
Azericenənə, нәнә /næˈnæ/
grandmother · mother
çekim: çoğul nənələr · tamlayan nənənin
eş: böyük aba
zıt: baba, nəvə
köken: From Persian ننه (nane). Compare Turkmen näne.
Kazakçaәже
grandmother
çekim: çoğul әжелер · tamlayan әженің
köken: Inherited from Proto-Turkic *eke (“elder sister”).
Özbekçeacha, buvi
Tatarcaәби, дәү әни, зур әни, картинәй, нәнәй
old woman
çekim: çoğul әбиләр · tamlayan әбинең
Felemenkçegrootmoeder, oma
Het is mijn oma. — Kendisi büyükannem.
Portekizceavó, velha, vó, vovó, vovozinha (dişil) /aˈvɔ/
grandmother, female grandparent
çekim: çoğul avós
eş: vó, vovó
köken: Inherited from Old Galician-Portuguese avoa, from Late Latin aviola, diminutive of Latin avia.
aile: bisavó, tataravó, tetaravó, tetravó, trisavó, vó, vovó
É a minha avó. — Kendisi büyükannem.
Coordinate term: avô
Yunancaγιαγιά, μάμμη (dişil) /ʝaˈʝa/
grandmother, grandma, granny, nan, nanna (mother of one's parent) · granny, grandma (to address or refer to any old woman)
çekim: çoğul γιαγιάδες · tamlayan γιαγιάς
eş: βαβά, βάβω, γιαγιάκα, γιαγιούλα, μάμμη, νενέ
köken: Nursery word, compare μαμά (mamá, “mom”), μπαμπάς (bampás, “dad”), νταντά (ntantá, “nanny”), and νενέ (nené, “granny”, now obsolete).
Είναι η γιαγιά. — İşte büyükannen.
Η γιαγιά μου ήταν πάντα η καλύτερη μαγείρισσα.
Θες βοήθεια να διασχίσεις το δρόμο, γιαγιά;
old woman · grandmother
今の世界で最善の — Büyükanneleri eğitmek.
Çince外祖母, 祖母 /waɪ̯⁵¹ t͡su²¹⁴⁻³⁵ mu²¹⁴⁻²¹⁽⁴⁾/
maternal grandmother
eş: 外王母, 姥姥, 外婆, 阿嬤, 姥姥, 姥兒
長的很像爺爺。 — Büyükannem gibi biraz.
Korece외할머니, 할머니, 할머님 /we̞ɦa̠ɭmʌ̹ni/
maternal grandmother
köken: From 외(外) (oe, “outside”) + 할머니 (halmeoni, “grandmother”). Compare Chinese 外祖母 (wàizǔmǔ).
할머니와 달리 절대노안이다. — Büyükannem gibi biraz.
woman, crone, hag (female person; often one causing problems or one that is old) · grandmother (mother of one's mother or father) · female teacher
çekim: çoğul baby · tamlayan baby
eş: babsztyl, babsko, babka, fajtłapa, boba, bob
köken: Etymology tree Proto-Balto-Slavic *bā́ˀbāˀ Proto-Slavic *bàba Old Polish baba Polish baba Inherited from Old Polish baba.
aile: Baba Jaga, baba-chłop, babiarz, babie lato, babimór, babina, babiniec, babizna, babochłop, baboholik
It's Granny. — İşte büyükannen.
Ukraynacaба́бця
Вона дуже подібна на свою матір. — Büyükannem gibi biraz.
Hintçeदादी, नानी (dişil) /d̪ɑː.d̪iː/
paternal grandmother
çekim: çoğul दादियाँ
köken: Etymology tree Proto-New Indo-Aryan *दाद्द (dādda) Hindi दादी Inherited from Proto-New Indo-Aryan *दाद्द (dādda) + Middle Indo-Aryan -𑀇𑀓𑀸- (-ikā-).
maternal grandmother
çekim: çoğul äidinäidit · tamlayan äidinäidin
köken: Compound of äidin (“mother's”, genitive) + äiti (“mother”).
Määrätietoinen kuten äitinsä. — Büyükannem gibi biraz.
babička; stará žena
eş: babička, stařenka, babka, bábrle, bába, stařena
To je moje babička. — Kendisi büyükannem.
Rumencebabă, bunică, mamă mare, mamaie (dişil) /ˈba.bə/
old woman · grandmother · midwife
çekim: çoğul babe · tamlayan babe
köken: Borrowed from Old Church Slavonic баба (baba), from Proto-Slavic *baba (“old woman”).
E bunica. — İşte büyükannen.
little old woman, granny
çekim: çoğul anyók
köken: Clipping and -ó diminutive of anya. First attested in 1787.
aile: nagyanyó, tyúkanyó
A nagyim. — Kendisi büyükannem.
İbraniceסָבָה, סָבְתָא
להכשיר את הסבתות. — Büyükanneleri eğitmek.
Latinceavia /ˈa.wi.a/
grandmother (mother of someone’s parent)
çekim: çoğul aviae · tamlayan aviae
köken: Feminine counterpart to avus (“grandfather”) formed with *-ih₂ ~ *-yeh₂.
aile: aviola, avius
Dancabedste, bedstemor (nötr)
clipping of bedstemor · clipping of bedsteforælder
çekim: çoğul bedster · tamlayan bedstes
köken: Shortened from bedstemor and bedsteforælder.
Hun bor hos hendes bedsteforældre. — Büyükannesinin evinde yaşar.
Norveççebesta, bestemor, farmor, mormor
De gikk for å besøke din bestemor.) — (Dün büyükanne ve büyükbabamı ziyaret ettim.)
Endonezcenenek /ˈnɛnɛʔ/
grandmother; gramma; granny
çekim: çoğul nenek-nenek
köken: Inherited from Malay nenek, from Proto-Malayic *niniʔ.
Melatih para perempuan tua. — Büyükanneleri eğitmek.

Örnek Cümleler

Büyükannem öldü.
My grandmother died.
Dede, Büyükanne:
Mom, Dad, Uncle, Auntie,
İşte büyükannen.
It's Granny.
Büyükannem hasta.
My grandmother is sick.
Büyükannen nasıl?
How is your grandmother?
Büyükannene sarıl.
Give your grandmother a hug.
Kendisi büyükannem.
It's my grandmother.
- Selam, Büyükanne.
- Hi, Grandma.
Büyükanneyi yiyelim!
Let's eat grandma!
Büyükanneni kucakla.
Give your grandmother a hug.
Büyükannenle vedalaş.
This is good-bye to your grandma.
Zavallı büyükanneler.
The poor grannies...
büyükanne ile daha fazla örnek cümle →