Büyükanne gelmezse çocuklar hayal kırıklığına uğrayacak.If Grandma doesn't come, the children will be disappointed.
Tom'un büyükannesi sağlıklı görünüyor.Tom's grandmother looks healthy.
Divan üzerinde oturan kadın benim büyükannem.The woman who is sitting on the sofa is my grandmother.
Gezinin amacı, büyükanneyi ziyaret etmekti.The object of the journey was to visit Grandma.
Bebeğe büyükannesi tarafından bakıldı.The baby was taken care of by its grandmother.
Küçük kız büyükannesinin bakımına bırakıldı.The little girl was left in her grandmother's care.
John'un büyükannesi uzun bir hastalığın ardından vefat etti.John's grandmother passed away after a long illness.
Büyükanne beklenmedik bir şekilde öldüğünde aile derinden sarsıldı.The family was shook up when the grandmother died unexpectedly.
Büyükannem bacağını bir düşüşte incitti.My grandma injured her leg in a fall.
Büyükannem tek başına yaşıyor.My grandmother lives by herself.
Bu olurken, büyükannem evde değildi.As it happened, my grandmother was not at home.
Biz sevgili büyükannemizi özledik.We miss our dear grandmother.
Büyükannemi ziyaret etmek için Hokata'ya gittik.We went to Hakata to visit my grandmother.
Büyükannem bir çiftçiydi.My grandmother was a farmer.
Hem büyükbabam hem de büyükannem öldü.Both my grandfather and grandmother are dead.
Büyükannem seksen beş yaşında hâlâ çok aktif.My grandmother is still very active at eighty-five.
Büyükannem bir motosiklet sürebilir, ve dahası bir bisikleti de.My grandmother can ride a motorcycle, and what's more, a bicycle.
Büyükannem bana istediğimden daha fazlasını verdi.My grandmother gave me more than I wanted.
Büyükannem akşam yürüyüşe gidiyor.My grandmother goes for a walk in the evening.
Şimdiden büyükannemin yüzünü unutuyorum.I am already forgetting my grandmother's face.
Büyükannemi izleyerek yünü nasıl öreceğimi öğrendim.I learned how to spin wool from watching my grandmother.
Büyükannem tarafından oldukça sevilirim.I am well loved by my grandmother.
Büyükannemi çok severim.I love my grandmother very much.
Büyükannemi hayal meyal hatırlıyorum.I have a dim memory of my grandmother.
Kıza büyükannesinin anısına Elizabeth adı verildi.The girl was called Elizabeth after her grandmother.
Kırmızı şemsiye ona büyükannesini hatırlattı.The red umbrella reminded her of her grandma.
Büyükannem, Boston'a gidiş ücretimi ödedi.My grandmother paid my way to Boston.
Büyükannemin eski saati yıllardır çekmecede duruyordu.My grandmother's old watch has been lying in the drawer for years.
Büyükannem doksan beş yaşına kadar yaşadı.My grandmother lived to be ninety-five years old.
Büyükannem çok iyi göremez.My grandmother can't see very well.
Büyükannem her zaman soğuktan şikâyet ediyor.My grandmother is always complaining of the cold.
Büyükannem bu kasabada en yaşlıdır.My grandmother is the oldest in this town.
Büyükannem gece huzur içinde öldü.My grandmother went peacefully in the night.
Büyükannem giderek unutkan ve kırılgan oluyor.My grandmother was gradually becoming forgetful and frail.
Büyükanne çok iyi görünüyordu.Grandmother looked very well.
Büyükanne masayı kendi başına taşıdı.Grandmother carried the table by herself.
Büyükannem sadece yumuşak gıdaları yiyebilir.My grandmother can only eat soft food.
Büyükannem yavaş konuşur.My grandmother speaks slowly.
Büyükanne, Çin ilaçlarının en iyi olduğuna inanıyor.Grandmother believes that Chinese medicines are the best.
Büyükannem dün gece huzur içinde öldü.My grandmother passed away peacefully last night.
Ben onu ziyaret ettiğimde büyükannem bir haftadır hastaydı.My grandmother had been sick for a week when I visited her.
Büyükannem bana Külkedisi hikayesini anlattı.My grandmother told me the story of Cinderella.
Büyükannem bize bir kutu elma gönderdi.Grandmother sent us a box of apples.
Büyükannem bana yeni bir elbise yaptı.My grandmother made me a new dress.
Büyükannem benden daha hızlı yürür, ve benim oynadığımdan daha iyi tenis oynar.My grandmother walks faster than me, and plays tennis better than I do.
Büyükannem biraz ağır işitir. Yani hafifçe sağırdır.My grandmother is hard of hearing. In other words she is slightly deaf.
Büyükannem yaşam tarzını hiçbir zaman değiştirmedi.My grandmother never changed her style of living.
Büyükannem geçen hafta hasta oldu.My grandmother became sick last week.
Büyükanne, bahçedeki çimi biçer.Grandmother mows the grass in the garden.
Büyükannem bize büyük bir servet bıraktı.My grandmother left us a great fortune.
Büyükannem bir elbiseyi paçavra olana kadar giyer.My grandmother wears a dress to rags.
Büyükannem avlusundaki otları çekiyordu.My grandmother was pulling up weeds in her backyard.
Büyükannem tren ile seyahat etmeyi sever.My grandmother likes traveling by train.
Büyükanne gün boyunca çocuklara bakar.Grandmother looks after the children during the day.
Onun büyükannesi sağlıklı görünüyor.His grandmother looks healthy.
Büyükannesi seksen sekiz yaşına kadar yaşadı.Her grandmother lived to be eighty-eight years old.
Her zaman büyükannesini yürüyüşe götürür.She always takes her grandmother for a walk.
Büyükannesi tarafından büyütüldü.She was raised by her grandmother.
Son derece büyükannesine benzer.She strongly resembles her grandmother.
O, büyükannesi tarafından büyütüldü.She was brought up by her grandmother.