bölük pörçük
/bœˈlyc.pœɾ.t͡ʃyc/
adj
TR → EN
"bölük pörçük" kelimesinin İngilizcesi: fragmentary, flawed, in pieces. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelfragmentaryadj
Genelflawedadj
Genelin piecesadj
Çekim Tablosu
Çoğul (-ler)bölük pörçüğüz
Tanım
•bütünlüğü sağlanamamış
•dağınık biçimde, parça parça
•Bütünlüğü sağlanamamış durumda
•Bütünlüğü sağlanamamış; parça parça
Diğer Dillerde
Almancabrüchig, fehlerhaft, fragmentarisch /ˈbʁʏçɪç/
brittle, fragile
çekim: karşılaştırma brüchiger · üstünlük am brüchigsten
eş: baufällig, bröckelig, fragil, mürbe, rissig, zerbrechlich
Ja, liebe Freunde, wir haben Euch ausgehorcht. — Onlar da elimize bölük pörçük geçmiş.
İspanyolcafallado, fragmentario /faˈʝado/
past participle of fallar
İtalyancaframmentario /fram.menˈta.rjo/
fragmentary, fragmented, bitty, scrappy, patched
eş: incompleto, inorganico, disorganico, disunito, incoerente, slegato
köken: From frammento + -ario.
aile: frammentariamente, frammentarietà
состоящий из отдельных отрывков, не составляющий связного целого
Azericeeyibli, kəsirli, natamam, nöqsanlı, qüsurlu
incomplete · flawed
çekim: karşılaştırma daha natamam · üstünlük ən natamam
köken: Borrowed from Persian ناتمام (nâtamâm). By surface analysis, na- + tamam.
aile: natamamlıq
incorrect
çekim: karşılaştırma onjuister · üstünlük meest onjuist
zıt: juist
köken: From on- + juist.
Portekizcefragmentário
İsveççebristfällig
inadequate, lacking (substantially flawed)
çekim: karşılaştırma bristfälligare · üstünlük bristfälligast
Fincefragmentaarinen, hajanainen, sirpaleinen, virheellinen /ˈfrɑɡmentɑːrinen/
fragmentary
çekim: karşılaştırma fragmentaarisempi · üstünlük fragmentaarisin
köken: Internationalism (see English fragmentary). Adapted with the adjectival suffix + -inen.
aile: fragmentaarisesti, fragmentaarisuus
Rumencefragmentar
fragmentary
köken: Borrowed from French fragmentaire. By surface analysis, fragment + -ar.
Macarcafoszlányos, töredékes, törmelék, törmelékes /ˈtørɛdeːkɛʃ/
fragmentary
çekim: karşılaştırma töredékesebb · üstünlük legtöredékesebb
köken: töredék (“fragment”) + -es (adjective-forming suffix)
aile: töredékesen, töredékesség
Latincemendōsus, vitīosus
Bulgarcaдефектен, напукан, непълен, отломъчен, фрагментарен, частичен /nɛˈpɤlɛn/
incomplete, not full · object definite form (the -a and -я (short) article forms of masculine nouns)
çekim: karşılaştırma непъ́лни
zıt: пъ́лен
köken: не- (ne-) + пъ́лен (pǎ́len)
непъ́лен член
İrlandacafabhtach /ˈfˠaut̪ˠəx/
faulty, flawed; hollow at core, unsound · deceptive, treacherous
çekim: karşılaştırma fabhtaí · üstünlük is fabhtaí
eş: fabhtaithe, fabhtúil
köken: From fabht (“fault, flaw; hidden defect; unsoundness at core”) + -ach.
Esperantodifekta, difektita, fragmenta, mankohava
singular past passive participle of difekti
Yidişפֿראַגמענטאַריש
fragmentary (consisting of fragments)
Etimoloji
Possibly from bölük (“divided; division”) + pöçük (“coccyx, tailbone”), from Armenian պոչուկ (počʻuk).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
"Esasen bunlar, sayıları az, bölük pörçük bir cemaattır."
(Proclaiming): "Surely they are a small band (of fugitives).
O, hükümetin bölük pörçük çözümünün işe yaramayacağını söyledi.
He said that the piecemeal solution of the government will not work.
"Esasen bunlar, sayıları azar azar, bölük pörçük bir cemaattır."
(Proclaiming): "Surely they are a small band (of fugitives).
Pike daha sonra Anne Michaels'in romanından uyarlama Bölük Pörçük Yaşamlar'da yer aldı.
Pike then starred in the film adaptation of Anne Michaels's novel Fugitive Pieces.