böbür

/bøˈbyɾ/
noun
TR → EN
"böbür" kelimesinin İngilizcesi: hyrax. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhyraxnoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)böbürü
Yönelme (-e)böbüre
Bulunma (-de)böbürde
Çıkma (-den)böbürden
Tamlayan (-in)böbürün
Çoğul (-ler)böbürler

Tanım

•(mecaz) kibir
•memelilerden, sıcak ülkelerde yaşayan, derisi benekli, yırtıcı hayvan (Hyrax syriensis)
•Kendi kişiliğine önem verme, kişiliğini üstün görme, kendini beğenme, başkalarından üstün tutma
•Memelilerden, sıcak ülkelerde yaşayan, derisi benekli, yırtıcı hayvan

Diğer Dillerde

AlmancaSchliefer
Jagdhund, der dazu eingesetzt wird, Dachse, Füchse und dergleichen aus dem Bau zu treiben; Dachshund
eş: Schiefer, Spieß, Splitter, Spreißel
"Ich auch nicht." — Ben de böbürlenmiyorum.
İspanyolcadamán (eril) /daˈman/
hyrax
çekim: çoğul damanes
eş: procávido
köken: From Arabic دَمَان ( إِسْرَائِيل ) (damān ( ʔisrāʔīl ), literally “lamb (of Israel)”).
No ser arrogante. — O kadar böbürlenme.
İtalyancairace, procavia (eril) /ˈi.ra.t͡ʃe/
hyrax
çekim: çoğul iraci
eş: procavia
Neanche io me ne vanto. — Ben de böbürlenmiyorum.
Rusçaлеопард (eril) /lʲɪɐˈpart/
leopard (a large wild cat with a spotted coat, Panthera pardus)
çekim: çoğul леопа́рды · tamlayan леопа́рда
eş: пардус, барс
Я же сказал, не хвастать! — Sana çok böbürlenme dedim!
Arapçaطَبْسُون, وَبْر
!لقد أخبرتك آلا تتباهى — Sana çok böbürlenme dedim!
Farsçaخرگوش کوهی
Felemenkçeklipdas (eril) /ˈklɪp.dɑs/
klipdas, hyrax
çekim: çoğul klipdassen
köken: From klip (“rock; cliff”) + das (“badger”). First attested in the 18th century.
Zweer niet onnodig. — O kadar böbürlenme.
Portekizcedamão, hirax, hírax /daˈmɐ̃w̃/
Daman (a city, the state capital of Daman and Diu, India)
çekim: çoğul damões
köken: From Gujarati દમણ (damaṇ).
aile: damanense
Veio ligar para casa outra vez e gabar-se... — Yine evi arayıp böbürlenmeye...
Japonca岩狸
hyrax
私は我が国のゲーム業界で かなり有名なんだぞ! 出過ぎたまねをするな — Sana çok böbürlenme dedim!
Korece바위너구리
빠른 사회적 진전을 이루고 있다고 자랑해왔으니까요. — Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.
İsveççedass, hyrax (nötr)
an outhouse; the outhouse · (the) toilet (bathroom) (more generally)
çekim: çoğul dassen · tamlayan dassets
eş: avträde, hemlighus
köken: Contraction of German das Haus (“the house”)
aile: dasspapper, dassig
(Var inte så stollig.) — O kadar böbürlenme.
gå på dass
Lehçegóralek (eril) /ɡuˈra.lɛk/
hyrax
çekim: çoğul góralki · tamlayan góralka
köken: Etymology tree Slovak horalbor. Polish góral Proto-Indo-European *-kos Proto-Slavic *-kъ Proto-Slavic *-ъkъ Old Polish -ek Polish -ek Polish góralek From góral + -ek.
I przestań narzekać. — O kadar böbürlenme.
Fincetamaani /ˈtɑmɑːni/
hyrax (African rodent-resembling animal of the order Hyracoidea)
çekim: çoğul tamaanit · tamlayan tamaanin
köken: From French daman.
aile: ahaggarinkivitamaani, akasiatamaani, algeriantamaani, kalliotamaani, kapintamaani, kivitamaani, puutamaani, ruskoharjatamaani, valkoharjatamaani
Älä ole niin ylimielinen, senkin surkea nilkki! — Bu kadar böbürlenme, seni değersiz adi!
Çekçedaman
zástupce řádu savců Hyracoidea
Chlubívali jsme se rychlým sociálním rozvojem. — Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.
Macarcaszirti borz
Szoktunk kérkedni a gyors fejlődésünkkel. — Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.
İbraniceשָׁפָן
!אמרתי לך לא להשוויץ — Sana çok böbürlenme dedim!
Dancaklippegrævling
Han vil ringe for at prale af ... — Yine evi arayıp böbürlenmeye...
Vietnamcađa-man
Ba nói con là đừng có mà khoác lác! — Sana çok böbürlenme dedim!
Bulgarcaдаман
Не прелюбодействувай. — O kadar böbürlenme.
Litvancadamanas
Katalancadamà
Galcecwning (dişil) /ˈkʊnɪŋ/
rabbits, conies · hyraxes
köken: Borrowed from Middle English conynges, the plural of conynge, borrowed from Anglo-Norman conil, from Latin cunīculus (“rabbit”).
İzlandacahnubbi, klettagrefingi, stökkhéri
Malaycahiraks
Svahilikwanga, pelele, pimbi, wibari (nötr)
hyrax
Esperantohirako, prokavio
Afrikancadassie /ˈda.si/
rock hyrax, dassie
çekim: çoğul dassies
köken: das + -ie. From das (“badger; hyrax”) + -ie (diminutive).
aile: dassiepis
Yorubacaagà, ọ̀fàfà, ọ̀wàwà

Etimoloji

Farsça

Örnek Cümleler

Böbürlendin mi?
Art thou haughty?
Tom böbürleniyordu.
Tom was bragging.
Böbürlenmek istemedim.
I didn't want to brag.
Yükselirse, böbürlenmeyin.
If it went up, don't boast.
Sana çok böbürlenme dedim!
I just told you not to brag!
O, iyi yüzebilmekle böbürlenir.
She boasts that she can swim well.
Tom yeni telefonuyla böbürlendi.
Tom bragged about his new phone.
Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma.
And walk not on the earth with conceit and arrogance.
Lawrence varlığıyla böbürlenmedi.
Lawrence didn't flaunt his wealth.
Sonra arkasını döndü, böbürlendi:
Then turned his back and waxed proud,
Altı dil konuşabilmekle böbürlenir.
He boasts that he can speak six languages.
Sonra arkasını döndü ve böbürlendi.
Then turned his back and waxed proud,
böbür ile daha fazla örnek cümle →