büyüklenme
noun
TR → EN
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)büyüklenmeyi
Yönelme (-e)büyüklenmeye
Bulunma (-de)büyüklenmede
Çıkma (-den)büyüklenmeden
Tamlayan (-in)büyüklenmenin
Çoğul (-ler)büyüklenmeler
Tanım
•Kendi kişiliğine önem verme, kişiliğini üstün görme, kendini beğenme, başkalarından üstün tutma
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Büyüklenme sanrıları
Grandiose delusions
Yanındakiler, O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve duraksamazlar.
Those near Him are not too proud to worship Him, nor do they waver.
(Allah:) "Öyleyse oradan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz.
Allah said: then get thee down from hence; not for thee is it to be stiff-necked herein.
O'nun yanında bulunanlar, O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve yorulmazlar.
Those near Him are not too proud to worship Him, nor do they waver.
"Allah'a karşı büyüklenmeyin; şüphesiz size apaçık, bir delil getiriyorum."
Do not think yourselves to be above God: I have come to you with clear authority.
(Allah:) "Öyleyse oradan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık.
So God said: "Descend. You have no right to be insolent here.
"İnsanlara yanağını çevirip (büyüklenme) ve böbürlenmiş olarak yeryüzünde yürüme.
Do not hold men in contempt, and do not walk with hauteur on the earth.
Ona, "İn oradan, orada büyüklenmek sana düşmez, defol, sen alçağın birisin" dedi.
God said, "Get down from here! This is no place for your arrogance. Get out! You are contemptible!"
Vicdanları kabul ettiği halde, zulüm ve büyüklenme dolayısıyla bunları inkar ettiler.
and they denied them, though their souls acknowledged them, wrongfully and out of pride.
Ahirete inanmayanların kalpleri ise inkarcıdır ve onlar müstekbir (büyüklenmekte) olanlardır.
And they who believe not in the world to come, their hearts deny, and they have waxed proud.