çağlayan

TR → EN
"çağlayan" kelimesinin İngilizcesi: chute, waterfall, waterfall. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelchute
Genelwaterfall
Genelwaterfall

Görsel

Yemyeşil Dağ Eteklerindeki Kayalık Vadide Çağlayan Berrak Nehir SuyuBerrak Mavi Gökyüzü Altında Devasa Barajdan Çağlayan Güçlü Sular Manzarası

Tanım

•Afyonkarahisar ili Dinar ilçesine bağlı köy
•Ağrı ili Hamur ilçesine bağlı köy
•Bir akarsuyun erozyona dayanıklı fazla yüksek olmayan yerden döküldüğü yer, küçük şelale
•Bir kız ismi. çağlayan
•Denizli ili Çivril ilçesine bağlı köy
•Diyarbakır ili Kulp ilçesine bağlı köy
•Erzincan ili Merkez ilçesine bağlı belde
•Erzincan ili Merkez ilçesine bağlı belediye

Diğer Dillerde

parachute
çekim: çoğul Fallschirme · tamlayan Fallschirmes
köken: From Fall + Schirm.
aile: Fallschirmcontainer, Fallschirmjäger, Fallschirmspringer, Tandemfallschirm
Überlegungen zu einem zeitlosen Begriff — Çağlayan Deresi Verileri
FransızcaCascade (dişil) /kas.kad/
cascade (waterfall) · cascade (series of event) · cascade
çekim: çoğul cascades
köken: Borrowed from Italian cascata, from cascare (“to fall”).
aile: cascader
Vierge à l'Enfant (volée). — Oğulcan Çağlayan (d.
İspanyolcacaída de agua, cascada, catarata, paracaídas (dişil) /kaˌida de ˈaɡwa/
waterfall
çekim: çoğul caídas de agua
Si no, sal de mi coche.» — "Çağlayan Parkı'nda - Ayşemden Akın".
İtalyancacascata, rapida (dişil) /kasˈka.ta/
cascade, waterfall · fall · cascade (hairpiece for women)
çekim: çoğul cascate
eş: cateratta, rapida, salto, caduta, capitombolo, capriola
köken: From cascare + -ata; cognate with Piedmontese cascà; from Latin cāsus (“fallen”).
aile: a cascata, lista a cascata
Condizionale presente Condizionale passato — Çağlayan Deresi Verileri
Rusçaнебольшой водопад; каскад
半蔵) — бывший лидер Деревни Скрытого Дождя. — Çağlayan Köyü, eski Yağmurca Köyü'nün Ezedin Mahallesidir.
Arapçaشَلَّال
بُجْمَة وتعني رشفة (من الماء). — Suları Çağlayan Deresi'ne akmaktadır.
Farsçaآبشار, فوران /ʔaːb.ˈʃaːr/
waterfall; cascade
çekim: çoğul آبْشَارها
köken: Inherited from Middle Persian 𐭠𐭡𐭱𐭠𐭥 (ābšār). By surface analysis, آب (āb, “water”) + شار (šār, “pour”), see شاریدن (šārīdan) for the second part. Compare Northern Kurdish avşirr, daşirr (“toilet”).
نگسلد فریاد مرغان چمن از یکدگر روز و شب از تردماغی چون صدای آبشار
Azericeşəlalə /ʃæɫɑːˈlæ/
waterfall
çekim: çoğul şəlalələr · tamlayan şəlalənin
köken: From Arabic شَلَّال (šallāl).
Kazakçaқұлама, сарқырама
waterfall
çekim: çoğul құламалар · tamlayan құламаның
Özbekçeshalola, sharshara
waterfall
çekim: çoğul shalolalar · tamlayan shalolaning
köken: Borrowed from Arabic شَلَّال (šallāl).
Tatarcaшарлавык
Felemenkçewaterval (eril) /ˈʋaː.tərˌvɑl/
waterfall
çekim: çoğul watervallen
köken: Compound of water + val.
Voor het tijdschrift Margriet maakte ze interviews met bekende personen. — Antalya’da arkadaşlarıyla birlikte Çağlayan dergisini çıkardı.
Portekizcecachoeira, calha, paraquedas, queda-d'água, salto (dişil) /ka.ʃuˈe(j).ɾɐ/
waterfall
çekim: çoğul cachoeiras
köken: From cachão + -eira.
Inclui a antiga ordem Leucettida. — Çağlayan Deresi üzerine konumlanmıştır.
trapdoor
çekim: çoğul καταπακτές · tamlayan καταπακτής
köken: From Ancient Greek καταπακτή θύρα (katapaktḗ thúra).
Αναφέρεται στη Παλαιά Διαθήκη. — Çağlayan Deresi üzerine konumlanmıştır.
Japonca瀑布 /ba̠kɯ̟̊ɸɯ̟/
waterfall, cataract, cascade
かれの本来の名前はノウェ(Nowë)である。 — İsmini, Kıletiye'deki çağlayandan almaktadır.
Korece폭포 /pʰo̞k̚pʰo̞/
waterfall
köken: Sino-Korean word from 瀑布 (“waterfall”)
지구와 마찬가지로 타이탄에서도 비가 오면 — Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilir
İsveççefallskärm, fors, kana, ränna, slas, vattenfall /ˈfalˌɧɛrm/
a parachute (device designed to control the fall of a person or object)
çekim: çoğul fallskärmar · tamlayan fallskärms
köken: falla + skärm
aile: fallskärmsavtal, fallskärmshopp, fallskärmshoppare, fallskärmshoppning, fallskärmsjägare, fallskärmssele, fallskärmssoldat, fallskärmstrupp
Tillägg till Gamla testamentet. — Çağlayan Deresi üzerine konumlanmıştır.
Lehçewodospad (eril) /vɔˈdɔ.spat/
waterfall (permanent flow of water over the edge of a cliff)
çekim: çoğul wodospady · tamlayan wodospadu
eş: katarakta, kaskada, siklawa
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *wed- Proto-Indo-European *-r̥ Proto-Indo-European *wódr̥ Proto-Balto-Slavic *wandō Proto-Slavic *voda Old Polish woda Polish woda Proto-Slavic *-o- Old Polish -o- Polish -o- Proto-Slavic *sъpadъ Polish spad Polish wodospad From woda + -o- + spad.
The Gift You Give Yourself (ang.). — Armağan Çağlayan (d.
Ukraynacaводоспа́д
Hintçeजलप्रपात, झरना (eril) /d͡ʒə.ləp.ɾə.pɑːt̪/
waterfall
köken: Learned borrowing from Sanskrit जलप्रपात (jalaprapāta). By surface analysis, जल (jal) + प्रपात (prapāt).
surge, outpouring, deluge
çekim: çoğul hyöyt · tamlayan hyöyn
köken: Probably fronted from huoku.
aile: hyökyä, hyökyaallokko, hyökyaalto
Çekçevodopád (eril) /ˈvodopaːt/
waterfall
çekim: çoğul vodopády · tamlayan vodopádu
eş: kaskáda
köken: From vodo- + pád (“fall”).
Zralá tobolka je zřetelně čtyř- až šestihranná a skloněná (nící). — Çağlayan, Develi, Erenler ve Zafer adında dört mahallesi vardır.
Rumencecădere de apă, cascadă (dişil)
waterfall
çekim: çoğul căderi de apă
Iată-ți gloria de veacuri! — Çağlayancerit'in cevizi meşhurdur.
Macarcaakna, csúszda, csúsztató, csúsztatópálya, ejtőernyő, ledobó /ˈɒknɒ/
shaft (in a mine; in a building) · mine (an explosive device)
çekim: çoğul aknák
köken: It is attested as Acnahege (*aknahegy) (1197/1337), Akana (1222), akonájá (1621). Ultimately from a Slavic language, from Proto-Slavic *okъno (“window”). The sense ‘explosive device’ came into being by ellipsis of tűzakna (“underground tunnel filled with explosives”, literally “fire shaft”).
aile: aknás → egyaknás, kétaknás, aknász, aknáz, aknafedlap, aknafedő, aknajárat, aknakereső, aknakutató, aknamező
Vita van arról, hogy a Cali folyó vize mennyire szennyezett. — Çor Gölü'nün suları Çağlayan Deresi'ne akmaktadır.
İbraniceמפל, מַפַּל מַיִם (eril) /maˈpal/
waterfall
çekim: çoğul מַפָּלִים
הם הגיעו מתהילת העבר שלך. — Çağlayan Deresi üzerine konumlanmıştır.
Latinceaqua dēsiliēns, aquae dēiectus, cataracta /ka.taˈrak.ta/
waterfall · drawbridge, portcullis
çekim: çoğul cataractae · tamlayan cataractae
köken: From Ancient Greek καταρράκτης (katarrháktēs), from καταράσσω (katarássō, “pour down”).
Dancavandfald
waterfall (permanent flow of water over the edge of a cliff)
çekim: çoğul vandfaldene · tamlayan vandfalds
köken: From Old Norse vatnfall, vazfall (“stream, strong rain”). The sense waterfall comes from influence by the German Wasserfall.
Mord i ministerens Have og Mord mens ministeren Sover). — Devlet Bakanlığı ve İhsan Sabri Çağlayangil dönemlerinde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Vekilliği yapmıştır.
Norveççefoss, fossefall, nedkastrør, vannfall, vassfall

Etimoloji

Eski Türkçe

Örnek Cümleler

"Çağlayan Parkı'nda - Ayşemden Akın".
"Moj brate u tuđini / Pusti me".
Yaylanın içinden Çağlayan Deresi geçmektedir.
The Spirit rising up from within.
O çağlayanlar etkileyici bir şekilde büyüktür.
Those rapids are impressively large.
Muhteşem Rugova Vadisi'nde çağlayan bir şelale.
A waterfall gushes in the majestic Rugova Valley.
Hareketli hidrolik sıçramanın bir başka varyasyonu çağlayandır.
Another variation of the moving hydraulic jump is the cascade.
Oğlu Ar-Radi iktidarı sadece bir talihsizlik çağlayanı olarak yaşadı.
His son Ar-Radi took over only to experience a cascade of misfortune.
Rauros Çağlayanı bu üç tepenin arasından iki kol halinde aşağı dökülür.
Wentwood then rises behind these two hills.
1983 yılında kendisi gibi gazeteci olan Selin Çağlayan'la olan evliliği beş yıl sürdü.
In 1983, he married journalist Selin Çağlayan and their marriage lasted for five years.
Fransızca bilen Çağlayangil, zaman zaman konuşmalarını İngilizce yapmak da istemiştir.
Some of his close devotees, at times, had heard him speak English too.
çağlayan ile daha fazla örnek cümle →