Ve yumurta sarısı. 🔊
And egg yolk too. 🔊
Yumurta sarısı sarıdır. 🔊
Yolks are yellow. 🔊
Yumurta sarısını severim. 🔊
I love egg yolks. 🔊
Kızım yumurta sarısını seviyor. 🔊
My daughter likes egg yolks. 🔊
Yumurta sarısını yumurtadan çıkardı. 🔊
She removed the yolk from the egg. 🔊
Yumurta aklarını şekerle karıştırın. 🔊
Mix egg yolks with sugar. 🔊
Vitellüs kesesi hala bebeği besliyor. 🔊
[Yolk sack still feeding baby.] 🔊
Hafif ateşte kaynatarak suyu çektiriniz. 🔊
Put yolks altogether in the clear water. 🔊
Yumurta sarısı yiyip yemediği kimin umurunda? 🔊
Who cares whether he eats egg yolks or not? 🔊
İlk olarak SegaSonic the Hedgehog'da görülür. 🔊
Hematopoiesis first takes place in the yolk sac. 🔊
Yumurtaları kır ve sarıları ve beyazları ayır. 🔊
Break the eggs and separate the yolks and whites. 🔊
Püf noktası; eti yumurta sarısına batırmaktır. 🔊
"The point is to dip the meat in the yolk." 🔊