workforce
2 hece
C2 seviye
EN → TR
"workforce" kelimesinin Türkçesi: işgücü, emek gücü. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelişgücü
Genelemek gücü
Tanım
•the force of workers available
Diğer Dillerde
AlmancaArbeitskräfte, Belegschaft
Fransızcaeffectif, main-d'œuvre, personnel
İtalyancaforza lavoro, manodopera
Rusçaперсона́л, рабо́чая си́ла, трудовы́е ресу́рсы, штат
Arapçaقُوَّة عَمَل
Farsçaنیروی کار
Azericeişçi qüvvəsi
Felemenkçewerkkracht
Portekizcemão de obra
Japonca労働人口, 労働力
İsveççearbetskraft, arbetsstyrka
Lehçesiła robocza
Ukraynacaробо́ча си́ла
Fincetyövoima
Çekçepracovní síla
Macarcamunkaerő
Dancaarbejdsstyrke
Norveççearbeidsstyrke
Endonezceangkatan kerja, tenaga kerja
Vietnamcalực lượng lao động
Bulgarcaрабо́тна си́ла
Slovakçapracovná sila
Slovencedelovna sila
Litvancadarbo jėga
Katalancamà d'obra
Galiçyacaman de obra
Etimoloji
Etymology tree Proto-Indo-European *werǵ- Proto-Indo-European *-om Proto-Indo-European *wérǵom Proto-Germanic *werką Proto-West Germanic *werk Old English weorc Middle English werk English work English force English workforce From work + force.
Örnek Cümleler
İş gücü
Workforce
Sayfa 30 ^ Jones, Amelia.
The Emirati Workforce Page 30 Glass, Amy.
Ben tüm iţgücümü yeni kaybettim.
I just lost my entire workforce.
Vücudunun yarısı tam bir kadındı.
Fully half the workforce was female.
Inanilmaz bir işgücü. oradaki bina.
It's an incredible workforce that's building there.
Şirkettin toplan 12.000 çalışanı vardır.
The company has a workforce of 12,000.
İlki, kadınların çalışması, kadınların işgücüne katılımı.
The first is women working, moving into the workforce.
Muhtemelen bunun emek gücü üzerindeki etkisi daha önemli.
Arguably more important is the impact on the workforce.
Tabii, bütün bunlar çok kapsamlı bir iş gücü gerektiriyor.
And of course all of this requires a broader workforce.
Kadınlar iş dünyasında kendileri için pazarlık etmiyorlar.
Women do not negotiate for themselves in the workforce.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.
The second compelling benefit of compassion is that it creates an inspiring workforce.
Oradaki topluluk, iş gücünün birleştirilmesini talep ediyordu.
The community was demanding integration of the workforce.