walking
/ˈwɔːkɪŋ/2 hece
A1 seviye
EN → TR
"walking" kelimesinin Türkçesi: asa, gezme, canlı sözlük. walking legs yürüyebilme gücü. walking papers (k. dili) işten kovulma kâğıdı. walking race yürüme yarışı. walking stick baston, sopa çekirgesi gibi bir böcek, (zool.) Phasmidae.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelasa
Genelgezme
Genelcanlı sözlük. walking legs yürüyebilme gücü. walking papers (k. dili) işten kovulma kâğıdı. walking race yürüme yarışı. walking stick baston
Genelsopa çekirgesi gibi bir böcek
Genel(zool.) Phasmidae.
Genelyürüme. walking beam makinada kuvvet nakleden ve muntazam rakkas hareketiyle işleyen kol. walking delegate sendika temsilcisi. walking dictionary her kelimenin anlamını söylemeye hazır olan kimse
Görsel




Tanım
•close enough to be walked to
•the act of traveling by foot
Atasözü & Deyim
“Tatsız aşa su neylesin, akılsız başa söz neylesin”
“Ağacın meyvesi olunca, başını aşağı salar”
“Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar”
“Yenice eleğim, seni nerelere asayım”
Diğer Dillerde
Fransızcamarche, marche à pied, randonnée
Rusçaживой, настоящий, ходьба́, ходячий, хожде́ние, шага́ние
Arapçaمُتَجَسِّد, مَشْي
Lehçechód, chodzenie
Ukraynacaхідня́, хода́, ході́ння
Fincekäveleminen, kävelevä, kävely, kävely-
İbraniceהֲלִיכָה
Endonezcejalan-jalan
Bulgarcaамбулаторен, пешеходен, хо́дене, ходещ
Slovencehoja
Arnavutçaecje
Tamilceநடக்கை, நடத்தல், நடமாடும், நடை
Belarusçaхада́, хаджэ́нне, хадзьба́, хадня́, шага́нне
Makedoncaодење
Etimoloji
From Middle English walkynge, walkinge, walkinde, walkende, walkand, walkande, from Old English wealcende (attested as Old English wealcendes), from Proto-Germanic *walkandz, present participle of Proto-Germanic *walkaną (“to roll, trample, walk”), equivalent to walk + -ing.
Örnek Cümleler
O yürüyor.
She is walking.
Tom yürüyor.
Tom is walking.
Siz de "Peki.
You say, "OK, but walking around the neighborhood,
Tom yürüyordu.
Tom was walking.
Eve yürüyorum.
I'm walking home.
Anne, yürüyor.
Ma, he's walking.
Yürürken okuma.
Do not read while walking.
Suda yürüyordu.
He was walking in the water.
O şimdi yürüyor.
He is walking now.
Okula yürüyorum.
I'm walking to school.
Kör müsün nesin?
Oh my gosh! Why don't you look where you're walking?! How dirty.
Onunla yürüyorum.
I'm walking with her.
İlgili Sorular
İlgili / Bileşik Terimler
Genelbaston