Ana içeriğe geç
Platform Menüsü
Keşfet
Haberler
Pazar
Yaşam
Rehber
Sözlük
/
unscrupulous
Türkçe → İngilizce
İngilizce → Türkçe
Ara
Çeviri
Tanım
Diğer Diller
Eş/Zıt
Örnek
unscrupulous
🔊
▾
☆
/ˌʌnˈskɹuːpjʊləs/
4 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"unscrupulous" kelimesinin Türkçesi: vicdansız, töresiz, prensipsiz.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genel
vicdansız
🔊
Genel
töresiz
🔊
Genel
prensipsiz.
🔊
Tanım
•
without scruples or principles
Diğer Dillerde
Almanca
🔊
bedenkenlos
, gewissenlos
, hemmungslos
, rücksichtslos
, skrupellos
, unnachsichtig
Fransızca
🔊
inscrupuleux
, peu scrupuleux
, sans scrupule
İspanyolca
🔊
desaprensivo
, inescrupuloso
İtalyanca
🔊
senza scrupoli
Rusça
🔊
беспринци́пный
Azerice
🔊
insafsız
, vicdansız
Felemenkçe
🔊
gewetenloos
, onscrupuleus
Yunanca
🔊
αδίστακτος
İsveççe
🔊
skrupelfri
Lehçe
🔊
bez skrupułów
Fince
🔊
häikäilemätön
Çekçe
🔊
bezcharakterní
, bezohledný
, bezskrupulózní
Macarca
🔊
gátlástalan
, lelkiismeretlen
Danca
🔊
skrupelløs
Norveççe
🔊
skruppelløs
Bulgarca
🔊
безскрупулен
Estonca
🔊
siivutu
, sündsusetu
Galiçyaca
🔊
sen escrúpulos
İrlandaca
🔊
gan scrupall
İzlandaca
🔊
samviskulaus
Makedonca
🔊
бескрупуло́зен
, беспри́нципен
, бессо́весен
, непринципие́лен
, несо́весен
Etimoloji
Etymology tree Proto-Indo-European *né Proto-Indo-European *n̥- Proto-Germanic *un- Proto-West Germanic *un- Old English un- Middle English un- English un- English scrupulous English unscrupulous From un- + scrupulous.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
dishonest
Zıt anlamlılar
ethical
scrupulous
upstanding
Örnek Cümleler
Tom vicdansız.
🔊
Tom's unscrupulous.
🔊
Tom vicdansızdı.
🔊
Tom was unscrupulous.
🔊
Sen vicdansızsın.
🔊
You're unscrupulous.
🔊
Tom çok vicdansız.
🔊
Tom is very unscrupulous.
🔊
Tom oldukça vicdansız.
🔊
Tom is quite unscrupulous.
🔊
Tom vicdansız, değil mi?
🔊
Tom is unscrupulous, isn't he?
🔊
Sence Tom vicdansız mıdır?
🔊
Do you think Tom is unscrupulous?
🔊
Bazı insanlar tamamen vicdansız.
🔊
Some people are completely unscrupulous.
🔊
Tom vicdansız olduğunu düşünüyorum.
🔊
I think Tom is unscrupulous.
🔊
Nesne (felsefe) - Öznenin dışında kalan her konu.
🔊
And the other—wholly unscrupulous.
🔊
Birçok insan bu politikacının vicdansız bir kariyerist olduğunu düşünüyor.
🔊
A lot of people think this politician is an unscrupulous careerist.
🔊
Bu yasadışı girişleri organize eden suçlular, vicdani ve ahlaki değerleri hiçe sayıyor.
🔊
The criminals who organise illegal crossings are unscrupulous, to say the least.
🔊
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod