Issız görünüyor. 🔊
It looks uninhabited. 🔊
Burayı ıssız ada sanıyordu. 🔊
Only he thought it was uninhabited. 🔊
Boş bölge ile başlıyorsunuz. 🔊
You start from uninhabited territory. 🔊
Issız adayı keşfetmeyi umuyor. 🔊
He hopes to explore the uninhabited island. 🔊
O, ıssız ada keşfetmek istiyor. 🔊
He wants to explore the uninhabited island. 🔊
Big Major Cay, ıssız bir adadır. 🔊
Big Major Cay is an uninhabited island. 🔊
Aman ise yeryüzünde bir kıtaydı. 🔊
The land was uninhabited (deserted). 🔊
Arazi çıplak ve vahşi görünüşlüdür. 🔊
The area is uninhabited and wild. 🔊
Strabon, birinin ıssız olduğundan bahseder. 🔊
Strabo mentions that one was uninhabited. 🔊
Cezayir'in adalarının hiçbirinde yerleşim yok. 🔊
All of Algeria's islands are uninhabited. 🔊
Tarihi boyunca, ada çoğunlukla ıssız olmuştur. 🔊
Throughout much of its history, the island has been uninhabited. 🔊
Bouvet Adası, Norveç'in ıssız bağımlı toprağıdır. 🔊
Bouvet Island is an uninhabited dependent territory of Norway. 🔊