inhabited

/ɪnˈhæbɪtɪd/4 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•having inhabitants; lived in
Diğer Dillerde
Almancabewohnt
Fransızcahabité
İspanyolcaafumado, habitado
İtalyancaabitato
Rusçaзаселённый, населённый, обита́емый
Azericeməskun
Felemenkçebewoond
Yunancaκατοικούμενος
İsveççebebodd
Ukraynacaзасе́лений, насе́лений
Finceasuttu
Macarcaemberlakta, lakott
Bulgarcaобита́ем
Belarusçaзасе́лены, насе́лены
Makedoncaнаселен
Kelime Ailesi
disinhabited
inhabitedness
overinhabited
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
beingless
desert
deserted
desolate
disinhabited
inhabitantless
lifeless
peopled
peopleless
populated
solitary
tenanted
Zıt anlamlılar
uninhabited
beingless
desert
deserted
desolate
disinhabited
inhabitantless
lifeless
peopleless
solitary
tenantless
unhabited
Örnek Cümleler
Yerleşim yerleri
Inhabited places
Yerleşim gören adalar
Inhabited islands
Bölgede insanlar hiç yaşamadı.
The region has never been inhabited by people.
Yerliler bu bölgede yaşadılar.
Indians inhabited this district.
Hintliler bu bölgede yaşadılar.
Indians inhabited this district.
Taş devrinden beri Parkour vardı.
The place was inhabited since the Stone Age.
Suriye'de yerleşim olan tek adadır.
It is the only inhabited island in Syria.
Bölge 20.000 yıl önce iskan edildi.
The area was already inhabited 20,000 years ago.
Günümüzde de kalede yerleşim vardır.
Currently the castle is still inhabited.
Ab Gaç, Vahi halkının yaşadığı yerdir.
Ab Gaj is inhabited by Wakhi people.
Kemah ilçesinin 72 köyü bulunmaktadır.
The block has 72 inhabited villages.
Bu alandaki adaların çoğu iskan edilmiş.
Most of the islands in this area are inhabited.