son-in-law
/ˈsʌnɪnˌlɔː/3 hece
B2 seviye
EN → TR
"son-in-law" kelimesinin Türkçesi: damat.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldamat.
Görsel







Tanım
•the husband of your daughter
Diğer Dillerde
İspanyolcayerno
İtalyancagenero
Rusçaзять
Arapçaخَتَن, زَوْج اَلاِبْنَة, صِهْر
Farsçaداماد
Felemenkçeschoonzoon
Portekizcegenro
Yunancaγαμπρός
Korece사위
İsveççesvärson
Lehçezięć
Fincevävy
Çekçezeť
Rumenceginere
İbraniceחָתָן
Latincegener
Dancasvigersøn
Norveççemåg, svigersønn
Endonezcemenantu, menantu laki-laki
Vietnamcacon rể, rể
Bulgarcaзет
Slovakçazať
Slovencezet
Etimoloji
From Middle English sone in lawe; equivalent to son + -in-law.
Örnek Cümleler
Tom damadını öldürdü.
Tom murdered his son-in-law.
Tom iyi bir damat mı?
Is Tom a good son-in-law?
Damadım Park... Hayır.
Park seobang*(son-in-law)... no,
Tom Mary'nin damadıdır.
Tom is Mary's son-in-law.
O benim damadım olacak.
He's going to be my son-in-law.
Tom benim damadım olacak.
Tom is going to be my son-in-law.
Annen Damat Park'ı seviyor.
Mother really likes Park suh-bang*. [*son-in-law].
Sen benim damadım olacaksın.
You'll be my son-in-law.
Kısmetin açık olsun, damadım!
May God bring you good luck,[br]son-in-law!
Tom, Mary'nin damadı, değil mi?
Tom is Mary's son-in-law, isn't he?
Don't be unfair to my son-in-law.
Don't be unfair to my son-in-law.
Damat Park'ın Kore'ye geldiğini duydum.
I heard Park suh-bang* is in Korea. [*son-in-law]