slump
/slʌmp/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"slump" kelimesinin Türkçesi: yığılmak, çökme, göçmek, toprak kayması, kendini bırakmış bir şekilde oturma veya yürüme. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelyığılmak
Genelçökme
Genelgöçmek
Geneltoprak kayması
Genelkendini bırakmış bir şekilde oturma veya yürüme
Genelbirden düşmek veya batmak
Genelçöküp düşmek
Geneliş durğunluğu
Genelkaymak (toprak)
Genelfiyatların birden düşmesi
Tanım
•a long-term economic state characterized by unemployment and low prices and low levels of trade and investment
•fall in value
Diğer Dillerde
Almancaabsinken, Ausbreitmaß, Kollaps, Morast, Plumps, zusammenbrechen
Fransızcas'affaler, s'effondrer
Portekizcedespencar
Çince下跌, 癱 /瘫
Lehçeupadać
Fincelama, lysähdys, lysähtää, rojahdus, rojahtaa, romahdus
Macarcabezuhan, lerogy, leroskad, megzuhan, nagyot esik/zuhan, rogy
Katalancadepressió
Etimoloji
Probably of North Germanic origin: compare Danish slumpe (“to stumble upon by chance”), Norwegian slumpe (“happen by chance”), Norwegian slumpa (“happen by chance”), Swedish slumpa (“randomize; to sell off”), Swedish slump (“chance, randomness, happenstance”). Compare also German schlumpen (“to trail; draggle; be sloppy”), dialectal Dutch slompen (“to walk clumsily”).
Kelime Ailesi
antislump
minislump
nonslumping
slump down
slumpage
slumpbuster
slumper
slumpflation
slumplike
slumpy
sophomore slump
Trump slump
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Çöken neydi?
Why do we had a slump on?
Tom formsuz görünüyor.
Tom seems to be in a slump.
Adam aniden yere düştü.
The man slumped to the floor.
Tom sandalyesine çöktü.
Tom slumped back in his chair.
Tom düşüşe geçmiş gibi.
Tom seems to be in a slump.
Tom ansızın yere yığıldı.
Tom slumped to the floor.
Tom sandalyesinde yığıldı.
Tom slumped in his chair.
Takımı 2001-02'de yönetti.
The team slumped in 2000–01.
O bir çöküş içinde görünüyor.
He seems to be in a slump.
Tom Mary'nin yanında yığılıp kaldı.
Tom slumped down next to Mary.
Tom son zamanlarda bir çöküş içinde.
Tom's in a slump lately.
Ekonomide büyük bir çöküş yaşanmıştı.
When there was a slump?