sentimental

/ˌsɛntiˈmɛntl̩/4 hece
B2 seviye
EN → TR
"sentimental" kelimesinin Türkçesi: hissi, hassas, duygusal, hislerin etkisiyle yapılan, içli. sentimentalism aşırı duygusallık. sentimentalist hislerine fazla kapılan kimse. sentimentally hissi bir şekilde.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhissi
Genelhassas
Genelduygusal
Genelhislerin etkisiyle yapılan
Geneliçli. sentimentalism aşırı duygusallık. sentimentalist hislerine fazla kapılan kimse. sentimentally hissi bir şekilde.

Görsel

Surf yaparken özgürlük hissi - su sporlarıYatlı gün batımı sahil manzarası - tatil hissiAltın Kaplama Üçlü Kristal Şamdan ile Ev Dekorasyonunda Lüks Hissişirin hasır çatılı kır evinde kırmızı kapı ve mavi panjurlarla yaz tatili hissi

Tanım

•effusively or insincerely emotional

Diğer Dillerde

İtalyancasentimentale
Rusçaсентимента́льный
Farsçaسانتیمانتال
Felemenkçeemotioneel
Portekizceromântico
Lehçesentymentalny
Rumenceromantic
Macarcaérzelgős, szentimentális
Vietnamcađa cảm
Bulgarcaемоционален, разнежен, сантиментален
Letoncasalds
Esperantosentimentala
Makedoncaемоциона́лен, ра́знежен, сентимента́лен, чувстви́телен

Etimoloji

Etymology tree English sentiment Proto-Indo-European *h₂el-der.? Proto-Italic *-ālis Latin -ālisbor. Old French -albor. ▲ Latin -ālis Old French -elbor. ▲ Latin -ālisbor. Middle English -al English -al English sentimental From sentiment + -al.

Kelime Ailesi

antisentimental
hypersentimental
nonsentimental
oversentimental
semisentimental
sentimental comedy
sentimental value
sentimentalisation
sentimentalism
sentimentalist
sentimentalistic
sentimentalistically
sentimentality
sentimentalization
sentimentalize
sentimentally
supersentimental
ultrasentimental

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Duygusal olma.
Don't get sentimental.
Bunun manevi değeri var.
It has sentimental value.
Bu kadar duygusal olmayın.
Don't be so sentimental.
Böyle bir duygusal aptal olmayın.
Don't be such a sentimental idiot.
Belki biraz fazla duygusallaştım.
Perhaps I got a little sentimental.
Matematik, kimya veya fizik gibi.
like mathematics, chemistry or physics and another "sentimental" one
Gittikçe yaşlanıyor, duygusallaşıyor.
She's getting old, getting sentimental.
Tom duygusal hissetmekten kendini alamadı.
Tom couldn't help but feel sentimental.
You didn't drop it somewhere outside I hope.
You know their sentimental value to me.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.
And that woman did not have sentimental compassion.
Sentimental Journey, 1944'te yayınlanmış popüler bir şarkıdır.
"Sentimental Journey" is a popular song, published in 1944.
O çok büyük bir özlem o zamanlar için ama onlar gerçekleşmedi.
It's the achingly sentimental yearning for times that never happened.