resplendent

3 hece
C2 seviye
EN → TR
"resplendent" kelimesinin Türkçesi: parlak, şaşaalı, şaşaalı, muhteşem, şaşaa .. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelparlak
Genelşaşaalı
Genelşaşaalı
Genelmuhteşem
Genelşaşaa .
Genelgöz alıcı resplendence
Genelresplendency parlaklık
Genelgöz alıcı

Görsel

Ay bu gece çok parlak.Sarı parakeet doğada parlak tüylerleAyçiçeği tarlası - parlak yaz bahçesiYılbaşı yıldızı süslemeleri - parlak ışıklar

Tanım

•having great beauty and splendor

Diğer Dillerde

Rusçaблиста́тельный, блиста́ющий, велико́лепный, сия́ющий
Arapçaنَاضِر
Felemenkçeblinkend, sprankelend
Lehçebłyszczący
Finceloistava, säteileväinen, upea
Macarcaragyogó
Dancastrålende
Bulgarcaбляскав

Etimoloji

From the obsolete sense of the English verb splendish (“to shine”), from Latin splendere (“to shine”), or from resplend + -ent, from Latin resplendere (“to shine back, glitter”).

Kelime Ailesi

resplendence
resplendency
resplendent quetzal
resplendently
unresplendent

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Şaşaalı quetzal, Pharomachrus mocinno.
Resplendent quetzal, Pharomachrus mocinno.
Şaşaalı Quetzal, Margaret Atwood'un kaleme aldığı kısa öykü.
"The Resplendent Quetzal" is a short story by Margaret Atwood.
Ve Allah'ın izniyle bir davetçi, ışık saçan bir kandil olarak...
And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››
I will clothe his enemies with shame, but on himself, his crown will be resplendent."
Oyuncular ihtişamlı kastümler, başlıklar giyerler ve yüzlerini boyarlar.
The actors wear resplendent costumes, head-dresses, and face paints.
Ve izniyle, Allah'a da'vetçi ve aydınlatıcı bir lamba olarak (gönderdik).
And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
Allah'ın izniyle, bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak (gönderdik).
And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
Ve izniyle, halkı Allah'a davetçi ve aydınlatıcı bir ışık olarak yolladık.
And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
Ve Kendi izniyle Allah'a çağıran ve nur saçan bir çerağ olarak (gönderdik).
And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
ALLAH'a, O'nun izniyle çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir ışık olarak...
And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
Ve hem de izniyle Allah'a bir davetçi ve nurlar saçan bir kandil (olarak gönderdik).
And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
Gösterişli, körpe dudaklı bir sarışın, teni altın gibi pırıl pırıl, sereserpe uzanmış, muhteşem.
A lush, fresh-lipped blond, skin glowing gold, sprawls there, resplendent.