prolific

/ˌpɹoʊˈlɪf.ɪk/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"prolific" kelimesinin Türkçesi: doğurgan, mahsuldar, bereketli, verimli, münbit. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldoğurgan
Genelmahsuldar
Genelbereketli
Genelverimli
Genelmünbit
Genelvelüt
Genelmahsûldar
Genelbereketli surette.
Genelsemereli. prolifically verimli olarak

Tanım

•bearing in abundance especially offspring

Diğer Dillerde

Almancafruchtbar
Fransızcafécond, prolifique
İspanyolcaprolífico
Rusçaоби́льный, плодови́тый, плодоно́сный, продукти́вный, урожа́йный
Felemenkçeproductief, vruchtbaar
Portekizcefértil, frutífero
Ukraynacaпродукти́вний
Rumenceprolific
İbraniceיצרני, פורה, שופע
Norveççesuksessrik
Bulgarcaплодороден, продуктивен
Katalancaprolífic

Etimoloji

First use appears c. 1635. From French prolifique and its etymon Latin prōlificus, from prōlēs (“offspring”) + -ficus (“making”).

Kelime Ailesi

antiprolific
hyperprolific
improlific
nonprolific
overprolific
prolificacy
prolifically
prolification
prolificity
prolificness
unprolific

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Virchow üretken bir yazardı.
Virchow was a prolific writer.
Tom çok üretken bir okuyucudur.
Tom is a prolific reader.
Chrysippus üretken bir yazardı.
Chrysippus was a prolific writer.
Dickens çok üretken bir yazardı.
Dickens was a very prolific writer.
Aynı zamanda üretken bir yazardı.
He was also a prolific writer.
Üretken bir gazeteci ve edebiyat yazarıydı.
He was a prolific journalist and literary writer.
Bu türün en üretken sanatçılarından biriyim.
I am among the most prolific artists in this genre.
Nakaya ayrıca üretken bir bilim denemecisiydi.
Nakaya was also a prolific science essayist.
1990'lı yıllarda önemli bir porno oyuncusuydu.
He was a popular and prolific porn actor throughout the 1990s.
Jascha Heifetz üretken bir kayıt sanatçısıydı.
Jascha Heifetz was a prolific recording artist.
Örneğin bir kaleci top kurtarmışsa, gol yemişse.
A prolific scorer, when she moves goal wards she causes havoc.
Allen bir piyanist [1] ve üretken bir besteciydi.
Allen was a pianist[1] and a prolific composer.