"preeminent" kelimesinin Türkçesi: üstün, mümtaz, seçkin, faik. preeminence üstünlük. preeminently en uygun olarak, en üstün şekilde.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelüstün
Genelmümtaz
Genelseçkin
Genelfaik. preeminence üstünlük. preeminently en uygun olarak
Genelen üstün şekilde.
Görsel
Tanım
•greatest in importance or degree or significance or achievement
Borrowed from Middle French preeminent and its source, Latin praeēminēns, present participle of praeēmineō (“to stand out, excel”), from prae- (“pre-”) + ēmineō.
Örnek Cümleler
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.
Ferran Adria, the preeminent chef of the world today, not that far from you.