preeminent

/pɹiːˈɛmɪnənt/4 hece
EN → TR
"preeminent" kelimesinin Türkçesi: üstün, mümtaz, seçkin, faik. preeminence üstünlük. preeminently en uygun olarak, en üstün şekilde.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelüstün
Genelmümtaz
Genelseçkin
Genelfaik. preeminence üstünlük. preeminently en uygun olarak
Genelen üstün şekilde.

Görsel

Gümüş obua enstrümanının parlak metalik detayları ve üstün işçilik örneğiGelecekte ülkeler ikiye ayrılacak. Teknoloji ve bilim üretenler üstün olacak, teknoloji tüketip hurafe üretenler sefil kalacak.Dumanı Üstünde Taze Makarna ve Yumuşak Et Sote ile Davetkar SofraKağıt tekne su üstünde dalga yansıması - doğa temalı

Tanım

•greatest in importance or degree or significance or achievement

Atasözü & Deyim

“Akıl akıldan üstündür”
“Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı”
“Dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz”
“Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar”
“El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz”

Diğer Dillerde

Fransızcaprééminent
İspanyolcapreeminente
İtalyancapreminente
Rusçaвыдаю́щийся
Felemenkçeuitstekend
Japoncaピカイチ, 卓抜な, 卓越な, 擢んでる
Korece걸출한
İsveççeframstående
Latincepraestābilis
Dancafremtrædende
Bulgarcaотличен, превъзходен
Katalancapreeminent
İrlandacaaireaghdha, dearscnaitheach, séaghainn
Afrikancaskitterend
Sanskritçeप्रधान

Etimoloji

Borrowed from Middle French preeminent and its source, Latin praeēminēns, present participle of praeēmineō (“to stand out, excel”), from prae- (“pre-”) + ēmineō.

Örnek Cümleler

Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.
Ferran Adria, the preeminent chef of the world today, not that far from you.