On, fişi prize takın. 🔊
PARK Chan-Wook Ten, plug into an outlet. 🔊
Güç kablosu prize takılı mı? 🔊
Is the power cord plugged into a power outlet? 🔊
Mesela hiç çıkmaz sokak yoktur. 🔊
There are no outlet streams. 🔊
Elektrik prizinde sıkışıklık vardı. 🔊
There was jam in the electric outlet. 🔊
Bir elektrik prizine ihtiyacım var. 🔊
I need an electrical outlet. 🔊
IKEA Hırvatistan'da mağazalar açıyor 🔊
IKEA Croatia outlets on track 🔊
Ucuzcu mağazadan alırsan böyle olur. 🔊
I won't wear clothes bought at cheap outlet shop. 🔊
Prizler de tam olarak boyle tasarlaniyor 🔊
That's exactly how the outlets are designed. 🔊
Bu kanalizasyon çıkışı artık kullanılmıyor. 🔊
This sewage outlet is no longer in use. 🔊
Güç kaynaklarımız var, her evdeki her odada. 🔊
We have power outlets in every room of every building. 🔊
İlk örnekleri 1960'larda ABD'de ortaya çıktı. 🔊
Outlets first appeared in the eastern United States in the 1930s. 🔊
California Pizza Kitchen 200 mağazaya ulaştı. 🔊
California Pizza Kitchen grew to 200 outlets. 🔊