multitude

/ˈmʌltɪtjuːd/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"multitude" kelimesinin Türkçesi: kalabalık, izdiham, çokluk., kalabalık, çok sayı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkalabalık
Genelizdiham
Genelçokluk.
Genelkalabalık
Genelçok sayı
Genelhalk yığını

Görsel

Mekke camii kalabalık ibadet sahnesiKayalıklarda kalabalık deniz aslanı sürüsüAkıllı telefon ekranında konser izleyen kalabalıkPrag şehir merkezi kalabalık köprü manzarası

Tanım

•the common people generally

Atasözü & Deyim

“Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun der, kimi kısa”

Diğer Dillerde

Fransızcamultitude
İspanyolcamultitud
İtalyancafolla, moltitudine
Rusçaма́сса, мно́жество
Latincemultitudo
Norveççemengde, menneskemengde, den gemene hop
Bulgarcaмаса
Katalancaramat
İrlandacamórshlua
Ermeniceամբոխ, բազմություն, շատություն
Telugucaఅధిక మొత్తము, జనబాహుళ్యము
Esperantoamaso, popolanaro
Amharcaብዛት
Sanskritçeचक्रवाल

Kelime Ailesi

contain multitudes
multitudinous
of multitude
overmultitude

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
battalion
hantel
crowd
hoi polloi
masses
people
the great unwashed

Örnek Cümleler

Büyük sayıda!
The huge multitude!
Ben birçok şeyim.
I am multitudes.
Çokluklar içeririm. ”
I contain multitudes."
Çok sayıda mağaraya sahiptir.
There is a multitude of caverns.
Singapur'da bir çok dil konuşulmaktadır.
A multitude of languages are used in Singapore.
İşte şunlar da sizin peşinize düşenlerdir.
Here is a multitude rushing headlong with you.
Hücre iskeletinin çok sayıda görevi vardır.
A multitude of functions can be performed by the cytoskeleton.
Kutsal Yasayı bilmeyen bu halk lanetlidir.››
But this multitude that doesn't know the law is accursed."
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.
For as a dream comes with a multitude of cares, so a fool's speech with a multitude of words.
Çok sayıda renkte mevcuttur ve toksik değildir.
It is available in a multitude of colors and is non-toxic.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.
The sea has come up on Babylon; she is covered with the multitude of its waves.
Bunları işiten halk, Onun öğretişine şaşıp kaldı.
When the multitudes heard it, they were astonished at his teaching.