mediate
/ˈmidi.ət/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"mediate" kelimesinin Türkçesi: tavassut, şefaat., araya girmek, ara bulmak, arada haber götürmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltavassut
Genelşefaat.
Genelaraya girmek
Genelara bulmak
Genelarada haber götürmek
Geneldolaylı ilgisi olan
Genelaracılık etmek
Geneldolayıslyle olan
Genelara yerde bulunan
Genelortada olan
Genelikisi ortası. mediately vasıta olarak. media'tion ara buluculuk
Geneldoğrudan doğruya olmayan
Genelvasıta olmak
Tanım
•being neither at the beginning nor at the end in a series
•occupy an intermediate or middle position or form a connecting link or stage between two others
Diğer Dillerde
Almancaschlichten, vermitteln
İspanyolcamediar, terciar, vehicular
İtalyancamediare
Yunancaμεσολαβώ
Ukraynacaопосередко́вувати, опосередкува́ти
Fincesovitella, toimia välittäjänä, välittää
Rumencemedia
Macarcaközbenjár, közvetít
Bulgarcaпосреднича
Letoncabūt par vidutāju
Esperantoperi
Makedoncaпосредува
Kelime Ailesi
antibody-mediated rejection
electromediated
hypermediated
immunomediate
mediatable
mediately
mediateness
mediatingly
mediative
nonmediated
nonmediating
telemediated
unmediated
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
O iki parti arasında aracılık yaptı.
He mediated between the two parties.
Kavrama bilgi aktarmasıyla oluşuyor.
It's mediated by information before the comprehension.
Füsun Demirel tarafından canlandırılmıştır.
It was mediated by Demirel.
Ve bunların bazıları aracılık etmek içindir.
And some of these are actually meant to mediate experiences.
Taraflar isterse arabuluculuk yapabiliriz," dedi.
We will mediate, if the sides wish it," Ahtisaari said.
Kültür ve yaşantı doğa ve iklime ayak uydurmuştur.
In this respect, culture mediates Nature and Spirit.
Ve buna gerçekten seks hormonları aracı olmaktadır.
And that's really mediated by the sex hormones.
Çevirmenler farklı kültürler arasında aracılık ederler.
Interpreters mediate between different cultures.
Manyetizma olgusu, manyetik alan tarafından oluşturulur.
The phenomenon of magnetism is "mediated" by the magnetic field.
Erdoğan: Türkiye Lübnan krizinde arabuluculuk yapmaya hazır
Erdogan says Turkey ready to mediate in Lebanon crisis
W ve Z bozonları zayıf çekirdek kuvvetinin ortamını yaratır.
W and Z bosons are the force carriers which mediate the weak force.
Erdoğan, Ortadoğu barış sürecinde arabuluculuk önerdi. [AFP]
Erdogan offered to help mediate peace in the Middle East. [AFP]