luxurious

/lʌkˈsjʊɹ.i.əs/4 hece
C1 seviye
EN → TR
"luxurious" kelimesinin Türkçesi: lüks, rahatlık., lükse ait, zevk verici, çok rahat. luxuriously lüks olarak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genellüks
Genelrahatlık.
Genellükse ait
Genelzevk verici
Genelçok rahat. luxuriously lüks olarak
Genelçok rahat şekilde. luxuriousness lüks olma

Görsel

Lüks uçak gökyüzünde seyahat fotoğrafıDenizin altında lüks restoran salonuYat limanında lüks tekne fotoğrafıNoel'in en lüks hali

Tanım

•ostentatiously rich and superior in quality

Diğer Dillerde

Almancaluxuriös
Fransızcade luxe, luxueux
İspanyolcalujoso
İtalyancalussuoso, lussurioso
Rusçaроско́шный
Arapçaفَخْم
Felemenkçeluxueus
Portekizceluxuoso
Japonca豪華
Korece호화
İsveççeluxuös, lyxig
Lehçeluksusowy
Rumenceluxos, luxurios
Latincelautus, opiparus
Dancaluksuøs, luksuriøs
Vietnamcasang trọng
Bulgarcaразкошен
Katalancaluxós, luxuriós
Galiçyacafastoso, luxoso, luxurioso
İrlandacamacnasach
Esperantoluksa

Etimoloji

From Middle English luxurious, from Old French luxurios (modern French luxurieux), from Latin lū̆xuriōsus (“rank, luxuriant, profuse, excessive, immoderate”), from lū̆xuria (“rankness, luxury”), from lū̆xus (“extravagance, luxury”). By surface analysis, luxury + -ous.

Kelime Ailesi

luxuriosity
luxuriousness
luxurity
overluxurious
semiluxurious
superluxurious
ultraluxurious
unluxurious

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
epicurean
voluptuous
Babylonian
decadent
deluxe
epicureal
epicureous
epicurish
hedonic
hedonistic
intemperate
lotus-eating

Örnek Cümleler

Lüks yer!
Luxurious place!
Tom lüks bir evde yaşıyor.
Tom lives in a luxurious home.
"Şatafat zamanı" diyebiliriz.
We can say, "It's luxurious time."
Evi çok lüks bir şekilde döşediler.
They furnished the house very luxuriously.
Can sıkıntısı en lüks şeylerden biridir.
Boredom is one of the most luxurious things.
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?"
"Does this luxurious flat belong to my nephew Francis?"
Tara'yla aşkları, tek kelimeyle büyüleyicidir.
Life with a national hero is luxurious.
Vücudun lüksü sevdiği için, çok mutlu olmalısın.
You must be so happy because your body is so luxurious.<br />
Aklı fikri eğlencelerde ve pahalı elbiselerdedir.
She is described as very attractive and fond of luxurious clothing.
Makedonya'da her yerden lüks uydu kent fışkırıyor
Luxurious suburbs spring up in Macedonia
O, lüks bir hayat yaşamak için yeterli para kazanır.
He makes enough money to live a luxurious life.
O, lüks bir hayat yaşamaya yetecek kadar para kazanır.
He makes enough money to live a luxurious life.