implore
/ɪmˈplɔː/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"implore" kelimesinin Türkçesi: yalvarmak, dilemek., yalvarmak, niyaz etmek, istirham etmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelyalvarmak
Geneldilemek.
Genelyalvarmak
Genelniyaz etmek
Genelistirham etmek
Tanım
•call upon in supplication; entreat
Diğer Dillerde
Almancaanflehen
İspanyolcaimplorar
İtalyancaimplorare
Rusçaумоля́ть, упрашивать
Arapçaرَجَا
Farsçaالتماس کردن, لابیدن
Ukraynacaблагати
Çekçeúpěnlivě prosit, zapřísahat
Rumenceimplora
Macarcakönyörög
Latinceadōrō, affor, obsecrō
Dancabønfalde, trygle
Bulgarcaумолявам
İzlandacagrátbiðja
Ermeniceաղաչել
Tamilceகெஞ்சு
Esperantopetegi
Makedoncaмо́ли, преко́лнува
Malayalamcaതാണപേക്ഷിക്കുക
Kelime Ailesi
Örnek Cümleler
O onun geri gelmesi için yalvardı.
He implored her to come back.
"Öyleyse izninizle efendim..." ve gözden kaybolmus.
"Her pardon, sire, let me implore - and then farewell, we meet no more".
Hüsameddin, Rumi'ye daha fazla yazmasını rica etti.
Hussam implored Rumi to write more.
O ikisi ise ALLAH'a sığınarak: "Yazık sana; lütfen inan.
And (the parents) would implore God's help: "Woe to you.
Hasta çocuğun annesi hemen gelmesi için doktora yalvardı.
The sick child's mother implored the doctor to come immediately.
Diana "Oh, Anne, çabuk gel" diye gergin biçimde yalvardı.
"Oh, Anne, do come quick," implored Diana nervously.
Buradaki herkese rica ediyorum, farklı düşünmeye çalışın.
And so, I implore everyone here: Think differently.
Varlıklılarını cezaya çarptığımızda, yakınmaya başlarlar.
So that when We seize the affluent among them with affliction, they will begin to implore for help.
Kuteybe, bunun üzerine Nizek'i yanına çağırdı ve boynunu vurdu.
Thereupon he flung the treacherous missive into the stream and implored Tarafa to do likewise.
Göklerde ve yerde olan ne varsa O'ndan ister. O, her gün bir iştedir.
Whatsoever is in the heavens and the earth implore Him; every day He is upon some labour.
Ondan ister kim varsa göklerde ve yeryüzünde; o, her gün bir iştedir.
Whatsoever is in the heavens and the earth implore Him; every day He is upon some labour.
Sonunda şımarık varlıklılarını azabla yakaladığımız zaman feryat ederler.
So that when We seize the affluent among them with affliction, they will begin to implore for help.