Ana içeriğe geç
Sözlük
/
entreat

entreat

/ənˈtɹiːt/
C2 seviye
EN → TR
"entreat" kelimesinin Türkçesi: dilek, temenni., yakarmak, yalvarmak, niyaz. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldilek
Geneltemenni.
Genelyakarmak
Genelyalvarmak
Genelniyaz
Genelniyaz etmek. entreaty rica
Genelrica etmek

Görsel

Binlerce Dilek Fenerinin Aydınlattığı Fantastik Gece ManzarasıGün Batımında Yükselen Dilek Fenerleriyle Büyüleyici Festival AtmosferiDilek fenerleriyle aydınlanan fantastik yüzen şehir gece manzarasıBinlerce Dilek Fenerinin Gökyüzüne Yükseldiği Büyüleyici Gece Festivali

Tanım

•ask for or request earnestly

Diğer Dillerde

Rusçaумоля́ть
Arapçaاِلْتَمَسَ, تَوَسَّلَ
Kazakçaжалыну
Ukraynacaблагати
Çekçesnažně prosit, žádat
Macarcaesdekel, esedezik, eseng, kérlel, könyörög
Latinceobsecrō
Bulgarcaумолявам
Taycaร้องขอ
İrlandacaachainigh
Sanskritçeपृच्छति

Kelime Ailesi

entract
entreatable
entreatance
entreated
entreater
entreatful
entreating
entreatingly
entreatise
entreative
entreatment
entreaty
misentreat
over-entreat
unentreated

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Bizi terk etmeyin, yalvarıyorum.
Do not abandon us, I entreat.
Octavianus, bana zarar vardı sanki.
I entreated, as though he had hurt me.
O bana tutkulu bir yalvarma ifadesiyle baktı.
She looked at me with a passionate expression of entreaty.
O uyanır ve Octavianus onu ileri gelip, sabırla bu cennet işi ayı:
She wakes; and I entreated her come forth And bear this work of heaven with patience:
Çünkü sen ona daha yakınsın; biz bundan sonra yola geleceğiz," dediler.
Entreat thy Lord for us by the pact that He hath made with thee. Lo! we verily will walk aright.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.
So we fasted and begged our God for this: and he was entreated of us.
Tüm cennette adil yıldızlı iki, bazı iş olması, gözleri yalvardılar yapmak
Two of the fairest stars in all the heaven, Having some business, do entreat her eyes
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.
The daughter of Tyre comes with a gift. The rich among the people entreat your favor.
Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister.
Many will entreat the favor of a ruler, and everyone is a friend to a man who gives gifts.
Sana verdiği ahde göre Rabbine bizim için yalvar da doğru yola erişelim" dediler.
Entreat thy Lord for us by the pact that He hath made with thee. Lo! we verily will walk aright.
Yalvarırım paralellik bilimini rahat bırakın. . . Benim tecrübemden öğrenin." [1]
I entreat you, leave the science of parallels alone...Learn from my example."[4]
Daha sonra yapımcılar Fox'tan dizinin başlangıcını birkaç ay ertelemesini rica ettiler.
Afterwards, the producers entreated Fox to postpone the series premiere for several months.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod