Ana içeriğe geç
Sözlük
/
endow

endow

/ɛn-/2 hece
EN → TR
↔ ters çevir
"endow" kelimesinin Türkçesi: bağış, teberru, vakıf, bahşetmek, doğuştan gelen özel kabiliyetler. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbağış
Genelteberru
Genelvakıf
Genelbahşetmek
Geneldoğuştan gelen özel kabiliyetler
Genel"with" ile irat bağlamak
Genelokul ve hastane gibi kurumların iane olarak toplanmış sermayesi. endowment insurance belirli bir sürenin bitiminde belirli bir meblâğın ödenmesini on gören (sig.)orta.
Genelihsan etmek
Genelvakfetmek. endowed with malik
Genelhaiz. endowment Allah vergisi

Tanım

•furnish with an endowment

Atasözü & Deyim

“Baba oğluna bir bağ bağışlamış; oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş”

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Güzellik ona bağışlanmış.
She is endowed with beauty.
Doğa ona zeka ve güzellik vermiş.
Nature endowed her with wit and beauty.
Özel bir yetenekle donatılmıştır.
She is endowed with a special talent.
Ona birçok yetenekler bahşedilmiş.
He is endowed with many talents.
Carnegie Uluslararası Barış Vakfı.
Carnegie Endowment of International Peace.
2007 - Dünya Kupası-En iyi manşet.
2007 – Fellow of the National Endowment for the Humanities.
Stefan Nemanjić keşiş Simon olarak.
Stefan Nemanjić as monk Simon. Painted in the endowment of his son Uroš I in Sopoćani c. 1260.
İlk eserleri dini temalar içermiştir.
The first was the religious endowments.
Piyanistin sıradışı bir yeteneği var.
The pianist is endowed with extraordinary talent.
Bundan önce onlar, nimetler içindeydi.
They were endowed with good things
Yaptıkları, sadece bir büyücü hilesidir.
Thereby they are magic-endowed.
Ve tam bağış yetiştirme sürecindeyiz artık.
And we are now in the process of raising the full endowment.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod