dower

/[ˈdaʊ.ə(ɹ)]/1 hece
EN → TR
"dower" kelimesinin Türkçesi: istidat, vergi, drahoma, ağırlık, başlık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelistidat
Genelvergi
Geneldrahoma
Genelağırlık
Genelbaşlık
Genelkabiliyet
Genel. çeyiz veya ağırlık vermek.
Genelçeyiz parası
Genel(huk.) dul kadına hayatı boyunca kocasının gayri menkullerinden tahsis olunan irat

Tanım

•a life estate to which a wife is entitled on the death of her husband
•furnish with an endowment

Diğer Dillerde

Fransızcadot, douaire
İtalyancadotario, legittima
Felemenkçelijftocht, weduwgift
Lehçeposag
Bulgarcaзестра
Galiçyacadote
Galcecynhysgaeth
İrlandacationscra, tochra
Bretoncatrederann

Etimoloji

From Middle English dower, dowere, from Old French doeire, from Medieval Latin dōtārium, from Latin dōs. Doublet of dowry.

Kelime Ailesi

undowered

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar
curtesy
dowry

Örnek Cümleler

Hem de senin dinindendir.
Thy truth then be thy dower.
Onların (kocalarının) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin.
There is no sin if you marry them provided you give their dowers to them.
Onlardan hoşlandıklarınıza, bir farz olarak mehirlerini ödeyin.
Then give those of these women you have enjoyed, the agreed dower.
Üstelik, aralarında kesinlike saptanmış ayırıcı bir çizgi yoktur. (...)
No gift (dower or dowry) is settled between them.
Onlardan faydalanmanıza karşılık kararlaştırılmış olan mehirlerini verin.
Then give those of these women you have enjoyed, the agreed dower.
Mehirlerini ödediğiniz taktirde bunlarla evlenmenizde bir sakınca yoktur.
There is no sin if you marry them provided you give their dowers to them.
Ailesinin kökleri Crmnica'dan (eski Karadağ bölgelerinden biri) gelmiştir.
From his heirs, it became the dower of Anne of Cleves.
Kendilerine mehirlerini vererek bu kadınlarla evlenmenizde bir sakınca yoktur.
There is no sin if you marry them provided you give their dowers to them.
Kendilerinden nimetlendiğiniz kadınların mehirlerini onlara bir hak olarak verin.
Then give those of these women you have enjoyed, the agreed dower.
O halde onlardan yararlanmanıza karşılık, kesilen ücretlerini bir hak olarak onlara verin.
Then give those of these women you have enjoyed, the agreed dower.
O halde onlardan nikah ile faydalanmanıza karşılık mehirlerini kendilerine verin ki, bu farzdır.
Then give those of these women you have enjoyed, the agreed dower.
Kadınlardan biriyle evlenerek faydalandığınız takdirde mehirlerini kararlaştırıldığı veçhile verin.
Then give those of these women you have enjoyed, the agreed dower.