encumber
/ɛnˈkʌmbə(ɹ)/3 hece
EN → TR
"encumber" kelimesinin Türkçesi: yüklemek, engel, mâni, ipoteksiz, çocuk. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelyüklemek
Genelengel
Genelmâni
Genelipoteksiz
Genelçocuk
Genelipotek . without encumbrances çocuksuz
Genelincumber engel olmak
Genelilişiksiz. encumbrancer (huk.) bir başkasının mülkü üzerinde hakkı veya alacağı olan kimse.
Genelmani olmak
Genelzorunluluk veya sorumluluk altında bırakmak. encumbrance yük
Genelbakımından sorumlu olunan kişi
Genel(huk.) borç
Tanım
•restrict (someone or something) so as to make free movement difficult
Diğer Dillerde
Rusçaзагроможда́ть, обременя́ть, отягоща́ть, стесня́ть
Azericeyükləmək
Portekizceatrapalhar, sobrecarregar
Yunancaεπιβαρύνω
Çekçeobtížit, ověsit, zatížit
Rumenceîncurca
Bulgarcaзатруднявам, обременявам, ограничавам
Galiçyacalastrar, obstaculizar
İrlandacacuir isteach ar
Etimoloji
From Middle English encombren, from Old French encombrer, from en- + combrer (“to hinder”) (See cumber). By surface analysis, en- + cumber.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Hırvatistan’ın önünde sınır meselesi engeli var
Croatia encumbered by border dispute
Bunlar da ihracata ve iç yatırım ortamına yük olan etkenler.
These encumber exports and the domestic investment climate.
Çözüm bekleyen bir dolu sorun barış sürecini engellemeye devam ediyor.
A host of unresolved issues continue to encumber the process.