Bir açık plan örneği
A sea of cubicles, one type of open plan
Ben hücreme geri dönmek istiyorum.
I want to go back to my cubicle.
Uyandığında bir operasyon odasındadır.
He wakes up in an office cubicle.
Karaman, Karaman ili merkez yerleşimi.
Mostly cubicle or dormitory housing.
Böylelikle onu hücrenizde hissediyorsunuz.
So you feel that in your cubicle.
Hayat böyle bir hücrede çok tatlı olurdu.)
Life would be sweet in a cubicle like this.)
Tom, öğle yemeğini kendi başına hücresinde yedi.
Tom ate lunch by himself in his cubicle.
Kırk beş yıl boyunca bir hücrede çalıştıktan sonra emekli oldum.
I became a retiree after working for forty-five years in a cubicle.
Bu mizahın altında aslında hücreyi daha insani hale getirmek var.)
Behind the humor is the idea of making the cubicle more human.)
Ve tabiki, hücreye serebileceğiniz bir hamak öğle uykularınız için.
And of course: a hammock for your afternoon nap that stretches across your cubicle.
Ya da daha doğrusu kabinini; bir sürü alanı olan bir açık alan kabini.
Or rather a cubicle, an open-space cubicle, with a lot of space.
Donna, bina kapanıncaya kadar tuvalette gizlenirken; Doktor, depoda kalır.
Donna hides out in a toilet cubicle until they close, the Doctor stays in a storage room.