confront

/kɒnˈfɹɒnt/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"confront" kelimesinin Türkçesi: karşılaştırmak, karşılaştırmak, karşı durmak, göğus germek, yüzleştirmek. He confronted me with the problem. Beni mesele ile karşı karşıya bıraktı. confronta'tion yüzleştirme.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkarşılaştırmak
Genelkarşılaştırmak
Genelkarşı durmak
Genelgöğus germek
Genelyüzleştirmek. He confronted me with the problem. Beni mesele ile karşı karşıya bıraktı. confronta'tion yüzleştirme.

Tanım

•be face to face with

Diğer Dillerde

Fransızcaconfronter
Rusçaиме́ть де́ло, противопоста́вить, противопоставля́ть, противостоя́ть, сопоста́вить, сопоставля́ть
Arapçaوَاجَهَ
Felemenkçeconfronteren, tegenover stellen, vergelijken
İsveççekonfrontera
Ukraynacaзіткну́тися, стика́тися
Fincekohdata
Çekçečelit
İbraniceהתעמת, הִתְעַמֵּת
Latincecōnfrontō
Bulgarcaизправям се пред, имам работа с, противостоя, стоя срещу, съпоставям
Taycaเผชิญหน้า, สู้หน้า
Arnavutçaballafaqoj, kundërvihem (i), përballoj
Esperantoalfronti, konfronti
Afrikancakonfronteer

Etimoloji

From Middle French confronter, borrowed from Medieval Latin cōnfrontāre, from con- + frontem (“front, forehead”).

Kelime Ailesi

carefront
confront one's demons
confrontable
confrontation
confrontational
confrontative
confronter
confrontment
reconfront
unconfronted

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Uzlaşımcı biz
The non-confrontative we
İlk karşılaşma
First confrontation
Ona karşı koydum.
I confronted him.
İkinci karşılaşma
Second confrontation
Ona karşı koymadım.
I didn't confront him.
Onlara karşı koydum.
I confronted them.
Onunla yüzleşeceğim.
I'll confront him.
Papazlarla çatışması
Ministerial confrontation
Tom Mary ile yüzleşti.
Tom confronted Mary.
Onlara karşı koymadım.
I didn't confront them.
Tom'la yüz yüze geldim.
I confronted Tom.
Onunla yüzleşmek ister.
He goes to confront him.